Denizlerdeki kabus sona erecek: Çözülebilir ağ için geri sayım
Balıkçılık, insanoğlu kadar eski bir meslek. Bunun geniş kapsamlı yapılabilmesi için ise çoğunlukla plastikten üretilmiş ağlar kullanılıyor. Bu ağlar kimi zaman etkin kullanım ömrünün dolması kimi zaman kaybedilmesi kimi zaman da kazalar sonucunda okyanus ve denizlerde kalabiliyor. Ancak bu ağlar çevre açısından tam bir felaket.
‘Hayalet ağ’ olarak bilinen bu terk edilmiş ağlar, denizin altında avcılığın kendi kendine devam etmesine neden oluyor. Üreme sezonunda bile balıklar bu ağlara takılmayı ve zarar görmeye sürdürüyor.
Yunus, kaplumbağa, vatoz, köpekbalıkları gibi canlılar yanında deniz kuşları bile bu ağlara takılarak hayatını kaybediyor. Üstelik ölümler uzun süreli ve acılı gerçekleşiyor.
Mikroplastikler insana dönüyor
Deniz tabanındaki yaşama zarar veren, mercan resiflerini boğan hayalet ağlar, yüzlerce yıl suyu kirletmeye ve canlılara zarar vermeye devam ediyor. Suda çözüldüğünde ise mikroplastikler yayıyor ve bunlar balıklar vasıtasıyla tekrar insan vücuduna dönüyor. Özellikle kanser gibi hastalıklara neden olması riski bulunuyor. Hayalet ağların denizden tekrar toplanabilmesi da kaynak ve zaman kaybına sebep oluyor. Türkiye, son 11 yılda 2,9 milyon metrekare hayalet ağ temizliği yaptı.
Çözüm üniversitelilerden geldi
Tüm dünyada bu soruna çözüm bulmak adına çalışmalar sürüyor. Ancak Türkiye’de çözüm, genç bir grup üniversite öğrencisinden geldi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerinden oluşan ‘Pagit Spektrum: DEEPNETS’ ekibi, TEKNOFEST KKTC 2025 kapsamında düzenlenen Araştırma Projeleri Yarışması’nın ‘Çevre ve Enerji’ kategorisinde ‘Eriyebilen Ağlar’ projesiyle birincilik elde etti.
Elde ettikleri başarının teşvikiyle çalışmalarını sürdüren ekipte, Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencileri Hakan Çevik, Umut Günay ve Barış Can Gökçe, Biyomühendislik öğrencileri Beril İralgil ve İrem Akalan ile Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Özge Göksu yer alıyor.
Projenin akademik danışmanlığını ise Manisa Celal Bayar Üniversitesi Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Öğretim Görevlisi Mehmet Nuri Öğüt yürütüyor. Çalışmaya TÜBİTAK da destek veriyor.
Mekanik performans optimizasyonu yapılıyor
Çalışma ödülle sona ermedi. Üniversite bünyesinde şu anda ağların deniz ortamındaki dayanıklılığı, kontrollü çözünme süresi ve mekanik performansı üzerine yeni optimizasyon çalışmaları yürütülüyor.
Laboratuvar ortamında elde edilen verilerin denizde kullanım koşullarında doğrulanabilmesi amacıyla balıkçılık kooperatifleriyle pilot uygulama görüşmeleri planlanıyor. Böylece ürünün hem çevresel etkileri hem de kullanım performansı daha kapsamlı şekilde analiz edilecek.
Ne zaman kullanımda olacak?
Çalışmanın temelini suda çözünebilen ‘biyopolimer’ tabanlı yapılar oluşturuyor. Petrol bazlı olmadığı için denizde kaybedildiğinde ya da bırakıldığında çözülmesi ve doğaya, deniz canlılarını zarar vermemesi hedeflenin malzeme, aynı zamanda sağlam da olmak zorunda. Bu nedenle çalışmada dayanıklılık, ekonomik ve sürdürülebilir bir sistem üzerine yoğunlaşıldı.
Patent çalışmaları da devam eden sürecin tamamlanmasının ardından birkaç yıl içerisinde son kullanıcıyla buluşturulması hedefleniyor.
2030’lardan sonra hayalet sorunu bitebilir
Pafit Spektrum: DEEPNETS, bilimsel araştırma ekibi. Yani ağı onlar üretmeyecek. Seri üretimi, patent sonrasında isteyen tüm firmalar, patent haklarını almak koşuluyla üretim yapabilecek. Bu da hızlı bir şekilde balıkçılık sektöründe dönüşümün yolunu açacak.
Çevre duyarlılığıyla yola çıkan ekibin hayalini, 2030’lardan itibaren “hayalet ağ sorunundan kurtulmuş bir mavi vatan” oluşturuyor. Çalışmanın tamamlanması yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya suları için önemli fayda sağlayacak.