Diyarbakır ”Metropolis” unvanını nasıl aldı
Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Diyarbakır’ın antik dönemde Amida olarak bilinen yerleşimi, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınır politikaları içinde önemli bir konumda yer aldı.
Kentin özellikle ''Metropolis'' (Büyük ve gelişmiş şehir. Ekonomik, kültürel ve politik açıdan merkezi konumda olan kent) unvanını alması ve askeri-idari merkez haline getirilmesi Roma kaynaklarında yer buldu.
AMİDA’NIN ROMA DÖNEMİNDE STRATEJİK KONUMU
Amida'nın, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınır hattında Mezopotamya’nın kuzey sınırında yer aldığı ifade edilerek, şehrin, erken Bizans dönemine kadar uzanan süreçte geri savunma hattının önemli merkezlerinden biri olarak tanımlandığı kaydediliyor.
Roma kaynaklarında, Amida’nın konumu, Mezopotamya ile Büyük Ermenistan olarak adlandırılan bölge arasında doğal bir sınır noktası olarak aktarılıyor.
Ammianus’un kayıtlarında şehir, coğrafi konumuyla birlikte askeri önem taşıyan bir merkez olarak yer alıyor.
METROPOLİS UNVANININ VERİLMESİ
Roma İmparatoru Trajan döneminde (98-117) Amida şehrine Metropolis unvanı verildiği ifade edilerek, bu unvanın, şehrin doğu sınırındaki idari ve stratejik önemini gösteren bir statü olarak kayıtlara geçtiği bildiriliyor.
Metropolis unvanı, Amida’nın yalnızca yerel bir yerleşim değil, bölgesel yönetim ve askeri organizasyon açısından öne çıkan bir merkez olduğunu ortaya koyduğu belirtiliyor.
SASANİ TEHDİDİ VE SAVUNMA DÜZENLEMELERİ
Geç Roma döneminde doğu sınır hattındaki gerilimlerin, Amida’nın askeri önemini artırdığı kaydedilerek, İmparator II. Constantius döneminde (337-361), 349 yılında şehrin surlarla çevrildiği ve askeri merkez haline getirildiği belirtiliyor.
Ammianus’un aktarımlarına göre, şehirde lejyon birlikleri, okçular ve takviye kuvvetler konuşlandırıldı. Ayrıca cephanelik kurularak savunma kapasitesi artırıldı.
Sasani hükümdarı II. Şapur dönemindeki sınır çatışmaları ve kuşatma girişimleri, Amida’nın güçlendirilmesini etkileyen unsurlar arasında yer aldığı kaydediliyor. Bu süreçte şehir, Mezopotamya savunma hattının önemli bir parçası olarak konumlandı.
Kaynak: Doç. Dr. Ahmet Kütük / Mardin Artuklu Üniversitesi