Diyarbakır’daki mağarada bin yıllık kıyafet modası !


M.Ö. 140 yılında Part (İran) Kralı I. Mithridates’in Diyarbakır’a hakim olmasıyla bölgeye damgasını vuran Doğu kültürü, Hilar Mağaraları’ndaki kaya mezarlarının cephelerindeki işçilik ve giyim modasında varlığını koruyor.

TAŞ ÜZERİNDEKİ KIYAFET DETAYLARI

Hilar Mağaraları’ndaki anıt mezar cephelerinde yer alan kabartmalarda; sol koluyla bir yastığa yaslanmış, elinde adak kupası tutan bir soylu ile yanı başında oturan eşi tasvir ediliyor.

Bizans Dönemi'ndeki İkonoklazm (tasvir karşıtlığı) hareketleri sırasında heykellerin baş kısımları tahrip edilmiş olsa da, taş üzerindeki giysi kıvrımları ve detaylar İrano-Parthian (Part/İran) tarzı modayı günümüze kadar ulaştırıyor.

Yapılan incelemeler ve temizlik çalışmaları, antik dönemin bölgesel kıyafet anlayışını gözler önüne seriyor:

''Süvari Tarzı Pantolonlar ve Ayakkabılar:

Klasik Romen togalarının aksine, ata binmeye uygun kesimli dar pantolonlar ve deri ayak giyimleri ön planda yer alıyor.

Part Tarzı Ceketler:

Göğüsten sıkılan ve kalçaya doğru inen katlı kumaş detaylarına sahip kısa gömlek-ceket tasvirleri göze çarpıyor.

Konik Yaşmak ve Dökümlü Mantolar:

Kadın figürünün başındaki konik biçimli uzun yaşmak (baş örtüsü) ve omuzlardan dökülen geniş manto, Mezopotamya ve Part geleneklerinin harmanlandığı özgün bir stili temsil ediyor.''

ROMA-PART KÜLTÜR KÖPRÜSÜ

<!--

Gözden kaçırmayın

-->

Diyarbakır Kitap Fuarı 3 salondan tek salona geriledi

İçeriği Görüntüle

Arşiv kayıtları ve arkeolojik bulgular, Diyarbakır ve çevresinin M.Ö. 2. yüzyıldan itibaren Roma ile Part İmparatorluğu arasındaki amansız rekabetin tam ortasında kaldığını gösteriyor.

Savaşların ve siyasi nüfuz mücadelelerinin gölgesinde biçimlenen bu coğrafya, Batı’nın taş işçiliği ile Doğu’nun tekstil ve giyim estetiğini tek bir noktada buluşturdu.

Hilar Mağaraları’ndaki kabartmalar, bölgenin yalnızca tarımın ve ilk köy yaşamının doğduğu yer değil; aynı zamanda antik çağda Doğu ile Batı modasının kesiştiği devasa bir kültür açık hava müzesi olduğunu kanıtlıyor.

Kaynak: Prof. Kenan Haspolat

Benzer Videolar