Diyarbakır’ın ”Süper Valiler” dönemi


Bugün sadece tarihi surlarıyla anılan Diyarbakır, bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun hem en stratejik ''Süper Valileri''ne ev sahipliği yapıyor hem de ''Maden-i Hümâyun'' (İmparatorluk Madenleri) ile devletin kasasını dolduruyordu.

İşte paranın, gücün ve isyanın gölgesinde Diyarbakır’ın bilinmeyen hikayesi!

1. Paranın Kalbi Burada Atıyordu: Maden-i Hümâyun

Diyarbakır’ı yöneten paşaların en büyük sorumluluğu sadece asayiş değil, aynı zamanda ekonomiyi ayakta tutmaktı.

Eyaletin kalbi sayılan Maden (Ergani) bölgesi, o dönemde imparatorluğun bakır ihtiyacının neredeyse tamamını karşılıyordu.

Devlet İçinde Devlet: "Maden-i Hümâyun" o kadar önemliydi ki, buranın emini (yöneticisi) doğrudan İstanbul’a karşı sorumluydu ve çoğu zaman Diyarbakır Müşiri ile aynı masada otururdu.

Darphane Şehri: Diyarbakır, kendi adına para basma yetkisine sahip nadir merkezlerden biriydi.

Bugün koleksiyonlarda görülen ''Âmid'' damgalı sikkeler, şehrin o dönemdeki ekonomik bağımsızlığının en somut kanıtı olduğu kaydediliyor.

2. Diyarbakır’ın tarihinde iki isim, şehrin kaderini keskin çizgilerle ayırdı:

Bıyıklı Mehmed Paşa (Düzenin Mimarı): 1515’te Yavuz Sultan Selim’in emriyle şehre girdiğinde, burayı 34 sancaklı bir devlete dönüştürdü.

Onun döneminde Diyarbakır, Doğu’nun ''mülki amirliği'' haline geldi.

Bedirhan Bey olayı: 1840’larda Cizre Mütesellimi olarak yükselen Bedirhan Bey, merkeziyetçi reformlara karşı bayrak açınca, Diyarbakır Valiliği ile karşı karşıya geldi.

Bu çatışma, Diyarbakır’ın idari sınırlarının yeniden çizilmesine ve eyalet merkezinin geçici olarak Ahlat’a taşınmasına neden olan o meşhur krizi doğurdu.

3. "Süper Valiler"den Modern Bürokrasiye

Diyarbakır, 1867 yılına kadar ''Vezaret'' rütbeli, orduları komuta edebilen dev valilerle yönetildi. Ancak Tanzimat Reformları bu ''Süper Valiler'' dönemine son verdi. 1867’de ilan edilen Vilayet Nizamnamesi ile Diyarbakır; meclisleri, belediyesi ve modern bürokrasisi olan bir ''şehir devlet'' modelinden bugünkü modern valilik yapısına evrildi.

4. Neden Ahlat’a Gidildi, Neden Geri Dönüldü?

1847’deki isyan sonrası devlet, otoritesini göstermek için eyalet merkezini Van Gölü kıyısındaki Ahlat’a taşıdı. Ancak çok geçmeden Diyarbakır olmadan doğunun yönetilemeyeceği anlaşıldı.

Ticaret yolları, bakır madenleri ve yüzyıllık bürokratik hafıza Diyarbakır’daydı. Sadece 4 yıl sonra (1851), yönetim törenlerle geri döndü.

KRONOLOJİK GÜÇ HARİTASI

Diyarbakır 1515 yılında Osmanlı topraklarına katıldı. 1515 yılında Bıyıklı Mehmed Paşa ilk vali olarak atandı ve Diyarbakır ''Eyalet'' oldu.

1836 yılında ''Müşirlik Sistemi''ne geçiş ile askeri ve sivil güç birleştirildi.

1845'te Harput'un ayrılması ekonomik dengeleri değiştirdi.

1847'de ''Kürdistan Eyaleti'' kararı alındı ve merkez Ahlat'a taşındı.

1851'de Diyarbakır yeniden "Kürdistan Eyalet Merkezi'' ilan edildi.

1867'de modern yönetim sistemi başladı.

245 ''SÜPER VALİ''

Diyarbakır'da 1515'ten Cumhuriyet'in ilanına kadar tam 245 vali görev yaptı.

Diyarbakır'ı yöneten ''Deli'' lakaplı İbrahim Paşa'dan ''Kör'' Yusuf Ziyaettin Paşa'ya, her biri tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş ilginç karakterler.

Verilen büyük yetkiler nedeniyle ''Süper Valiler'' diye tanımlanan Diyarbakır'ın Osmanlı valilerinden kimisi şehre adalet getirmeye çalıştı, kimisi ise entrikaların ortasında kaldı.

Hatta bazıları görevleri başında idam edildi.

CUMHURİYET DÖNEMİ SÜPER VALİLERİ

Diyarbakır merkezli 19 Temmuz 1987 yılından 30 Kasım 2002 tarihine kadar Olağanüstü Hal Bölge Valiliği uygulaması başlatıldı.

Bu dönemde de verilen yetkiler nedeniyle Olağanüstü Hal Bölge Valileri ''Süper Valiler'' olarak da adlandırılıyordu.

Yaklaşık 15 yılı aşkın süre devam eden uygulamada, ilk Olağanüstü Hâl Bölge Valisi 4,5 yıl süreyle en uzun süre görev yapan Hayri Kozakçıoğlu oldu.

Kozakçıoğlu 2013 yılında, İstanbul Sarıyer'deki evinde silahla intihar ederek yaşamına son verdi.

Diyarbakır'da Kozakçıoğlu'ndan sonra sırasıyla bu görevi Necati Çetinkaya, Ünal Erkan, Necati Bilican, Aydın Arslan ve Gökhan Aydıner yürüttü.

Olağanüstü Hal Bölge Valiliği binası ilk olarak Diyarbakır'ın Şehitlik Semtinde yer aldı. Valilik daha sonra Elazığ Caddesi üzerindeki Diyarbakır 7. Kolordu içerisindeki bir binaya taşındı.

Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hakkâri, Mardin, Siirt, Tunceli ve Van'da başlatılan uygulamaya daha sonra Adıyaman, Bitlis ve Muş mücavir (komşu) il olarak dahil edildi.

İlk bölge valisi 19 Temmuz 1987 tarihinde Başbakan Turgut Özal tarafından atanmıştı.

Muhabir: EYÜP KAÇAR

Benzer Videolar