Gözlerin Ardındaki
Aynanın karşısına geç ve bak. Alelade değil! Saçım düzgün mü? Elbisem uyumlu mu diye hiç değil! Başını kaldır ve doğruca gözlerinin içine bak. Sahi baktın mı hiç kendi gözlerinin içine? Taa derinlerde kim var görmeyi denedin mi? Kim bilir, belki tanıdık bir sima belki bir yabancı çıkar karşına.
Bakmadan göremezsin, bakmazsan bilemezsin.
Gözler kalbin aynasıymış ya hani, sen de bedeninde taşıdığın bir çift aynaya bak. Sert olmasın bakışların. Zaten dışarda bu bakışlardan fazlasıyla var. En azından sen bunu kendine yapma. Anlamaya çalış. Kim var orada? Gözlerin ardından geçip kalbine ulaştığında karşına çıkan kim? Korkma ya da utanma ondan, sadece gör. Yargılamadan, hırpalamadan bir bak. Anlatacakları var sana. Kolay değil tabii, yılların birikmiş yükünü taşımak. İlk başta bir çekingenlik olacak aranızda. Durma, devam et! Şefkatle, sevgiyle yaklaş. O da seni görecek, usul usul atacak üzerindeki kabukları. Bazen kahkalarınız birbirine karışacak bazen göz yaşlarınız sizi susturacak. Yakınlaşacaksın gözlerin ardındakiyle. Şaşırtacak seni, aynı şeye gülüyor aynı şeye üzülüyor olmanız. Neden bu zamana kadar tanışmadık, diye düşüneceksin. Tanışıyordunuz oysa ki! Ama unuttun. Hem de öylece… Önce kendini, sonra gözlerin ardındakini! Bakmaya devam ettikçe hatırladın. Tanıdığın halinden biraz farklıydı. Ne kadar zaman olmuştu görmeyeli? Yazık, bunu hatırlayamadın.
Şimdi tekrar bak aynaya. Bu sefer kararlı olsun bakışların. Bir daha unutmayacağına söz ver, kelimelere ihtiyaç duymadan. Sessiz bir anlaşma imzalayın. Gizlenmek, yeniden kabuklara sarılmak yok artık. Kaybolmuş benliğini buldun, olmaz bırakamazsın! Bundan sonra yapacağın şey belli:
Sabahın ışığı yüzünü okşadığı an, aynaya bakacaksın. Bir buse göndereceksin gözlerinden ardındakine…