İk ülke arasındaki kriz nedeni: Şekil değiştiren ada ‘Santa Rosa’ – Son Dakika Dünya Haberleri CNN Türk

Kaynak:Cnnturk.com

Santa Rosa’nın ne zaman su yüzeyine çıktığı konusunda bir fikir birliği yok, ancak resmi yerleşim 1970'lerde başladı.

Günümüzde yaklaşık 3 bin kişilik nüfusa ev sahipliği yapıyor. Ancak üzerinde yaşadıkları kara sabit değil; adanın şekli, konumu ve boyutu nehrin akışıyla birlikte sürekli değişiyor. Böylelikle sınır hattı da kayıyor.

Adalılar mevsimlere göre de uyum sağlamak zorunda: kurak dönemde kum adacıkları üzerinden yürüyerek, yağışlı sezonda ise kanolarla su basmış sokaklardan geçerek yaşamlarını sürdürüyorlar.

Hareket Eden Ada, Değişen Sınır

Santa Rosa’nın bu değişken yapısı, Peru ile Kolombiya’yı yıllardır karşı karşıya getiren diplomatik bir krizin merkezi haline geldi.

Amazon Havzası kendi coğrafyasını sürekli yeniden yazıyor. Nehir her yıl And Dağları’ndan Atlantik Okyanusu’na doğru yaklaşık 1,2 milyar ton toprak taşıyor; kıyıları ve adaları yeniden şekillendiriyor. Sular kabardığında ise taşkın ovaları taze toprakla kaplanıyor.

Ancak son yıllarda döngü bozuldu. 2023 ve 2024’te yaşanan tarihî kuraklıklar, Amazon Nehri’nin su seviyesini rekor düzeyde düşürdü. Brezilya Jeoloji Servisi’ne göre, bu durumun etkileri hâlâ hissediliyor. Kuraklık, Santa Rosa’da yaşamı doğrudan etkiliyor: gıda fiyatları artıyor, ulaşım zorlaşıyor, bazı aileler geçici olarak taşınmak zorunda kalıyor.

Ada sakinlerinden biri "Nehrin yükselmesine ve alçalmasına alışkınız," diyerek ekledi: “Ama Seller mevsimsiz geliyor, sıcaklar dayanılmaz hale geldi.”

Florida Uluslararası Üniversitesi'nden bir ekolog ve çevre bilimci olan Paulo Olivas'a göre, kuraklıklar ve seller, bazı bölgelerde erozyonu hızlandırırken, diğerlerinde kara oluşumunun hızlanmasına neden olabiliyor. Olivas, "Santa Rosa gibi yerlerin geleceğini bu kadar belirsiz kılan da bu," diye ekliyor.

AKIŞA KAPILAN SINIR

Santa Rosa’nın kırılgan yapısı, Peru ile Kolombiya arasındaki anlaşmazlığı bitirmek yerine daha da derinleştirdi. Sorunun kökeni 20. yüzyıl başlarına, iki ülkenin Amazon’daki sınırlarını belirlemeye çalıştığı döneme dayanıyor.

1922 tarihli Salomón–Lozano Antlaşması uyarınca Kolombiya, Peru’ya And bölgesinden geniş bir alan bıraktı, karşılığında Amazon Nehri’ne erişim sağlayan Leticia kentini aldı. 1934 Rio de Janeiro Protokolü, sınırı nehrin “en derin ve geçilebilir” kanalından geçecek şekilde belirledi ancak Amazon hiçbir zaman sabit kalmadı.

Zamanla Amazon'un değişen yatağı, yeni adalar yarattı ve sınırı yeniden şekillendirdi; Santa Rosa gibi, kimsenin beklemediği yeni toprak parçaları bıraktı.

Kolombiya Ulusal Üniversitesi'nden uzman German Vargas-Cuervo, "Nehir hareket eder ve dolayısıyla içindeki her şey dinamiktir," sözleriyle durumu özetliyor.

Egemenlik İddiaları

Peru'nun eski Devlet Başkanı Dina Boluarte, ağustos ayında adayı ziyaret etti. Associated Press'e yansıyan açıklamasında, "Peru'nun egemenliği tartışma konusu değildir; Santa Rosa de Loreto bölgesi Peru'ya aittir ve öyle kalacaktır," dedi.

Peru, adanın sakinlerinin çoğunun Perulu olarak tanımlanması ve adanın Peru kurumları tarafından yönetilmesi nedeniyle Santa Rosa'yı kendi toprağı olarak iddia ediyor. Peru hükümeti 2025'te, bölge sakinlerinin kamu hizmetlerine erişimini artırmak ve "egemenliği sağlamlaştırmak" amacıyla adayı bir ilçe ilan etti.

Kolombiya ise buna şiddetle itiraz ediyor. Antlaşma imzalandığında Santa Rosa'nın var olmadığını, bu nedenle antlaşma kapsamında talep edilemeyeceğini savunuyor. Ayrıca, nehir sınırının kaymasıyla adanın artık kendi topraklarında kaldığını iddia ediyor. Başkan Gustavo Petro, geçtiğimiz günlerde X üzerinden Peru'yu adayı "sahiplenmekle" suçladı.

(Haber kaynağı: CNN International)

Benzer Videolar