‘Trabzon birinci, Amed ikinci takımım’ sözleri tartışılmıştı: Vahap Coşkun ilk kez konuştu
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Amedspor Eski İstişare Kurulu Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, daha önce katıldığı bir programda dile getirdiği ve sosyal medyada tartışma yaratan Trabzonspor ve Amedspor’a ilişkin sözleri hakkında konuştu.
“Trabzonspor birinci, Amedspor ikinci takımım” şeklinde kamuoyuna yansıyan ifadelerinin bağlamından koparıldığını savunan Coşkun, açıklamanın 30 dakikalık programdan alınan 12 saniyelik bir bölüm üzerinden gündeme getirildiğini belirtti.
‘12 saniyelik görüntü üzerinden algı yaratıldı’
Sosyal medyada sözleri nedeniyle bir “linç kampanyası” yürütüldüğünü söyleyen Coşkun, şu ifadeleri kullandı:
“Program 30 dakikalık bir program, ama 12 saniyelik bir görüntü üzerinden bir algı yaratıldı ve onun üzerinden bir linç kampanyası yürütüldü. Sosyal medyanın maalesef işleyiş tarzı böyle. Kamusal alanda konuşuyorsanız bu tür uygulamalara maruz kalabiliyorsunuz.”
Coşkun, söz konusu programda aslında kendi futbol taraftarlığının tarihsel gelişimini anlattığını belirterek, “Önce ben Trabzonspor taraftarı olduğumu söylüyordum. Zaten bu böyle. Sonra Amedspor çıktığında Amedspor’u da tuttuğumu söylüyordum. Birincilik ve ikincilik orada tarihsel gelişim süreçleri açısındandı, yoksa bir değer atfetme anlamında değildi” dedi.
Trabzonsporlu olmasının hikâyesini anlattı
Ailesinde Fenerbahçe taraftarlığının güçlü olduğunu anlatan Coşkun, ağabeyinin fanatik bir Fenerbahçeli olduğunu ve çocukken kendisine Fenerbahçe forması dahi giydirdiğini söyledi.
Buna rağmen Trabzonspor taraftarı olduğunu belirten Coşkun, bunda çocukluk yıllarının Trabzonspor’un en başarılı dönemine denk gelmesinin etkili olabileceğini ifade etti.
Coşkun, “Benim çocukluğuma denk gelen dönem Trabzonspor’un en zirvede olduğu dönemler. 1977-1984, Trabzon’un 6 kez şampiyon olduğu dönem. Muhtemelen o başarı, o sürekli zirvede olma hali etkilemiş olabilir” diye konuştu.
İlerleyen yıllarda Trabzonsporluluğa sosyolojik ve siyasal anlamlar yüklediklerini de anlatan Coşkun, “Trabzonspor’u tutmak Bizans’a karşı çıkmaktır, Anadolu ihtilalinin yanında durmaktır gibi birtakım sosyolojik ve siyasal gerekçeler de sunduk. Ama Trabzonspor taraftarı olurken bunların hiçbirinden haberdar değildik” ifadelerini kullandı.
‘Taraftarlık kimliğimdeki birinci vurgu halen Trabzonsporluluk’
Futbola tutkuyla bağlı olduğunu belirten Coşkun, bir futbol taraftarının takımını kolaylıkla değiştirebileceğine inanmadığını söyledi.
Amedspor’un başarısını da istediğinin altını çizen Coşkun, buna karşın taraftarlık kimliğine ilişkin tutumunun değişmediğini açıkça dile getirdi:
“Ben elbette ki halen Trabzonspor taraftarıyım, bunu çok net bir şekilde ifade ediyorum. Amedspor’u da şu anda tutuyorum, onun başarılı olmasını da canıgönülden istiyorum. Bunun için elimden herhangi bir katkı gelirse bunu yapmaktan asla imtina etmem. Ama benim taraftarlık kimliğimdeki birinci vurgu halen Trabzonsporluluktur.”
Daha “politik” ve genelgeçer bir yanıt verebileceğini de söyleyen Coşkun, bunun kendisini rahat hissettirmeyeceğini belirtti.
‘Amedspor’da görevliyken Trabzonspor’a karşı Amedspor’u isterdim’
Bir dönem Amedspor İstişare Kurulu’nda da görev yapan Coşkun, kulüpte görev üstlenmek ile taraftarlık arasında ayrım yapılması gerektiğini söyledi.
Trabzonspor’un önemli isimlerinden Özkan Sümer ve Şenol Güneş’i örnek gösteren Coşkun, bir kişinin başka bir kulüpte görev aldığında profesyonel ve etik olarak görev yaptığı takımın başarısını istemesi gerektiğini ifade etti.
Sunucunun, “Trabzonspor’la karşılaşsa hocam?” sorusuna ise Coşkun şu yanıtı verdi:
“Ben Amedspor İstişare Kurulu üyesiyken Trabzonspor’la karşılaştığında, Şenol Güneş nasıl kendi takımının kazanmasını istiyorsa, ben de İstişare Kurulu üyesi olduğum Amedspor’un kazanmasını isterdim elbette. Burada bir tartışma yok. Bu zaten ahlaki bir duruş. Bu aynı zamanda etik bir duruş.”