Last Updated on Ağustos 12, 2025 by EDİTÖR
T24 Haber Merkezi
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel‘in bazı savcılarla bağlantılı avukatların “İBB davası borsası” oluşturduğu iddiasına tepki gösterdi. “Elimde belgeler var diyor. O zaman belgeleri bekletme elinde. Niye bekletiyorsun elinde?” diye çıkışan Bakan Tunç, CHP liderini meydanlarda “propaganda” yapmakla suçladı. Tunç, “Savunma yapılacak yer miting meydanları değildir. Bir adli soruşturmada savunmanın yapılacağı yer mahkeme salonlarıdır, yargı makamlarıdır. Kimin elinde bilgi, belge varsa gitsin yargı makamlarına versin, mutlaka gereği yapılır” dedi.
Adalet Bakanı, İBB başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik operasyonların başından bu yana Özgür Özel’in yargı mensuplarını hedef aldığını söyledi; “,Özel, yargı mensuplarımıza yakışıksız ifadeler kullanıyor. Sadece CHP’li belediyelere mi soruşturma yapılıyor? Böyle bir şey yok. 30 AKP’li belediyeye de soruşturma açılmış. 13 tanesi mahkum olmuş” bilgisini verdi.
Sahte e-imza skandalına ilişkin olarak da konuşan Adalet Bakanı, yargı sürecinin 2024 yılında başladığını ve gizlilikle sürdürüldüğünü söyledi. Kamuoyunun soruşturmadan iddianamenin hazırlanmasıyla haberdar olduğunu belirten Bakan, süreçte oluşturulan sahte belgeler konusunda da ilgili makamların haberdar edilerek tüm tedbirlerin alındığını söyledi.
Bolu’nun Gerede İlçesinde Adalet Sarayı Temek Atma törenine katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, törenin ardından gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Bakan Tunç, Bolu’da yaptığı açıklamada 36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal yangınına ilişkin olarak; “Yangında hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Otel yangınıyla ilgili gerekli yargı süreci devam ediyor. İTÜ’den bilirkişiler görevlendirildi. Birileri yargıdan kaçırıldı dendi. Kaçırılmadı. İTÜ raporu sonucu sorumlular belirlendi. Yargılama devam ediyor. Birtakım dezenformasyonlar yapıldı ama böyle bir durum söz konusu değil. Kim sorumluysa 78 canın hesabını vermeli. Bağımsız ve tarafsız yargı görevini yapacak” ifadelerini kullandı.
Tunç, İsrail’in Gazze şehrini işgal kararına da tepki gösterdiği açıklamasında şunları söyledi:
“İsrail terör devleti. Ona devlet demek mümkün değil. Sözde bir karar. Uluslararası hukuku hiçe sayıyor. Soykırım politikası izliyor. Hukuk kuralların hiçbirine uymayan bir devlet, İsrail. 7 Ekim’den bu yana da dünyanın gözü önünde, dünya tarihinin en büyük soykırım işlenirken batılı ülkeler İsrail’e destek verdiler. İsrail bunlardan destek buldu. Tabi 7 Ekim’den bu yana 61 binden fazla Filistin şehit edildi. Bunların yarıdan fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Kadın haklarını savunanlar, çocuk haklarını savunanlar maalesef bu zulüm karşısında, bu soykırım karşısında sessiz kaldıklarını görüyoruz. 200’den fazla gazeteci şehit edildi. Basın özgürlüğü diye bas bas bağıranların hiç ortada Filistin söz konusu olunca nasıl bir çifte standart içerisinde olduklarını görüyoruz.
Uluslararası Adalet Divanı’nda başlayan bir dava var. Birleşmiş Milletler Savaş Suçları ihlali Türkiye’nin de katıldığı bir dava. Bu davada Uluslararası Adalet Divanı divanına randevu verdi. Burada soykırımın önlenmesi, insani yardımların yapılması reyli tedbir kararı bir karar alındı. Bu tedbir kararlarının icra edilmesi lazım. Kim icra edecek? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi icra edecek. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ateşkes önergelerini reddeden ve hatta insani yardım önergelerini bile reddeden bir yapı. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde başsavcı, Netanyahu ve diğer katillerle ilgili yakalama kararı çıkardı. Tutuklama talep etti, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin başsavcısı talep ediyor. Ama maalesef bu talep ülkelerden kabul vermedi. İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri Meclisi’nde ayakta alkışlandı yakalama talep edilen bir kişi. Maalesef Uluslararası sistem işlemiyor. Uluslararası kurumkar etkisiz. Sayın Cumhurbaşkanımız uzun yıllardan bu yana “Uluslararası sistemin revizyona tabi tutulması gerekir. Bu sistem insanlığın sorunlarına cevap vermiyor. Bu sistem adil değil, dünya beşten büyüktür” derken bunlara işaret ediyor. Bugünlere insanlığın sorunlarına çözüm üretecek mekanizmaların kurulması istiyor.
Bu liderlerin sayısı artması lazım. Türkiye olarak mazlumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. Soykırımı gerçekleştirenleri lanetliyoruz. Bosna’da soykırım yapan katiller nasıl hesap vermişse bunlar da günü gelecek bu cezaya çekecekler.”
Ülke gündemine oturan sahte e-imza tartışmalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Tunç, şöyle konuştu:
“Bu sahtecilikle ilgili soruşturmayı başlatan yargımız. 13 Ağustos 2024 tarihinde bir kamu kurumumuza yapılan ihbarla başlayan bir soruşturma. Yargının ortaya çıkarmadığı, birilerinin hatırlattığı bir husus varmış gibi bir dezenformasyon yapılıyor, kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil.
Gizlilik kapsamında yürütülürken kolluk kuvvetlerimiz süreç içerisinde yakalamalar yaptı. O operasyonlarda gözaltına alınan 220 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bu kişilerden 199’u hakkında kamu davası açıldı, 37 kişi hakkında da tutuklama, 150’si hakkında da adli kontrol kararı var. Soruşturma gizli olarak yürütüldü çünkü bu çetenin ortaya çıkarılması için soruşturmadaki gizlilik önemliydi. Sonrasında iddianame ortaya çıktı yargılama başladığında da kamuoyu öğrenmiş oldu. Etkin bir soruşturma şimdi de etkin bir kovuşturma söz konusu. Soruşturma yürütülürken ortaya çıkan sahtecilik ve belirlenen sahte belgeler, ilgili kuruluşlar süratle bilgilendirilerek bu belgelerin resmi işlemlerde kullanılmaması ile ilgili tedbirler de alındı. Soruşturma gizli ama bir kamu zararı, bir mağduriyet oluşmaması adına da tüm tedbirler alındı.”
CHP lideri Özel’in İBB soruşturmasında rüşvet iddiasına da değinen Tunç, şu şekilde devam etti:
“Ana muhalefet partisi lideri daha soruşturmanın ilk anından itibaren maalesef yargı mensuplarımıza yargı teşkilatımıza, savcılara, hakimlere yönelik yakışıksız ifadeler kullanıyor. Henüz daha dosyanın içeriğini bilemden, delilleri görmeden, bu adli soruşturmaları sanki siyasi maksatla yapılıyormuş gibi bir izlenim oluşturmaya çalıştı, devam ediyor. Bu soruşturmalara devam ederken, itirafçı beyanları, soruşturmanın başlangıcı zaten kendi arkadaşlarının, birtakım CHP’lilerin başvurularıyla, beyanlarıyla ortaya çıkan soruşturmalar. Soruşturma başladığında da itiraflarla ve dijital kayıtlar ve diğer kolluğun ulaştığı belgeler ışığında soruşturma genişletildi. Bu genişletilme süreci içerisinde elde edilen deliller, itirafçı beyanları, MASAK raporları, kolluk kayıtları tüm bunları gözardı ederek, ‘burada suç yoktur, bu soruşturmalar siyasidir’ demek bir kere hukuk devletinde olmaz. Burada soruşturmanın sonucunu sabırla beklemek gerekiyor. Masumiyet karinesine önem veriyoruz, hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez. Bu soruşturmanın sonunda iddianame ve iddianamenin kabulüyle beraber yargılama sonucunda belli olacak bir husus. Hem masumiyet karinesine önem vermemiz lazım hem de dosyanın içeriğini bilemden özellikle yargıyı töhmet altında bırakacak ifadelerden kaçınmak lazım.
Elimde belgeler var diyor. O zaman belgeleri bekletme elinde. Niye bekletiyorsun elinde? Kanıtlarım var diyorsun o zaman kanıtlarını ilgili yargı mekanizmalarına, HSK’ya ulaştırırsınız, hukuk devletinde bunun gereği yapılır. Dolayısıyla bunu meydanlarında miting alanlarında elimde belgeler var diyerek propaganda yapmak yerine o belgeyi hiç gecikmeksizin bir dakika bir saniye bile durmadan HSK huzuruna getirmek lazım. HSK bunun gereğini elbette ki yapar. Ama siz elinizde belgeler var, meydanlarda… Savunma yapılacak yer miting meydanları değildir. Bir adli soruşturmada savunmanın yapılacağı yer mahkeme salonlarıdır, yargı makamlarıdır. Kimin elinde bilgi, belge varsa gitsin yargı makamlarına versin, mutlaka gereği yapılır.
Sadece CHP’li belediyelere mi soruşturma yapılıyor. Böyle bir şey yok. Kayıtlarda 30 tane AK Parili belediye ile ilgil soruşturma yapılmış. 13 tanesi mahkum olmuş. Yolsuzluğun partilisi partisizi olmaz.”
Özel ne demişti?CHP lideri Özgür Özel, bazı savcılarla bağlantılı avukatların ‘İBB davası borsası’ oluşturduğunu öne sürdü. Özel, “Bazı avukatların gidip kişilerle görüşüp ‘Beni savcı bey yolladı. Avukatlığını yapacağım. Şu ifadeyi vereceksin. Şunları söyleyeceksin. Şu kadar da para vereceksin’ diyerek bir çetenin ‘İBB davası Borsası’ oluşturduğuna dair kanıtlarının elimizde olduğunu Türkiye’ye ilan ediyorum. Milyonlarca dolarlık bir dosyayı deşifre etmek samimi çağrımdır. HSK’ya yarın tarih, gün, saat, dekont vereceğiz, HSK’ya avukatın telefon WhatsApp kaydının dökümünü vereceğim!” dedi. Özel, ismini açıkladığı avukatı Türkiye Barolar Birliği’ne, ilgili savcıyı ise HSK’ya şikâyet edececeklerini de bildirdi. AKP’deki namuslu siyasetçilere seslendiğini ifade eden CHP lideri, “Eski Adalet Bakanı Abdülhamit Gül talep etsin, bilgileri, belgeleri verelim. Mevcut Adalet Bakanı (Yılmaz Tunç) cesaret göstersin, bu çeteyi hep beraber dağıtalım” dedi. |
1
SON DAKİKA HABERİ: İran Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı – CNN TÜRK Son Haberler
1055 kez okundu
2
Zihni uyandırmak: Nawāl al-Saʿdāwī ile eğitim, isyan ve umut
361 kez okundu
3
Yaren Leylek 15. kez Adem Amcanın kayığına kondu – Günün Haberleri CNN Türk | Video
204 kez okundu
4
Beyoğlu Belediyesi Başkanvekili seçimini CHP’nin adayı Karaahmetoğlu kazandı: Beni burada gördüğünüz her gün demokrasinin utancını hep beraber yaşayacağız
181 kez okundu