Last Updated on Eylül 4, 2025 by gazetesanat.com
Yazan: Yekta Majiskül
Franz Kafka’nın yazdıklarını yayınlamak istemediği, yazılarının görünür olmasından hoşlanmadığı yönünde bir izlenim var. Nedendir bilinmez, Max Brod malum vasiyeti gözardı etmese hiç ünlenemeyeceği de buna ekleniyor. Oysa Kafka yaşarken de kitap yayınlardı ve epeyce tanınır bir yazardı.
Şu doğru, Kafka sağlığında az kitap yayınladı. Günümüzdeki Kafka külliyatını derleyip toparlayan yakın dostu Max Brod’du. Kabul etmek zorundayız, Brod olmasa Kafka söylencesi olmazdı. Brod sadece metinlerle uğraşmadı, Kafka’nın mektuplarını gönderildikleri kişilerden yalvar yakar toplayan da oydu. Ne var ki Kafka’nın yaşarken yayınladıkları hem nitelik hem nicelik olarak azımsanacak boyutta değildi.
Bir sayalım: Dönüşüm, Tefekkür, Ateşçi (Kayıp/Amerika’nın bir bölümüdür), Yargı, Ceza Sömürgesi, Açlık Sanatçısı. Bunlar kitap olarak okuyucu önüne çıktı. Dergilerde öykülerinden yayınlananlar da az buz değildir. Ayrıca basında yayınlamış kısa değinileri de var. Bu toplamın sonucunda, yakıştırılanın aksine, Kafka yaşarken ünlenmiş bir yazardı – yıldız değildi ama tanıyanı bileni çoktu.

Çoğumuzun bildiği gibi, Kafka’nın yakılmasını vasiyet ettiği terekesi, etik açıdan sorunlu bir kararla yakılmadı ve yayına hazırlandı. Ortada görmezden gelinemeyecek bir ahde vefa ihaneti olsa da, Brod’un Kafka’dan kalanları yayına hazırlamaktaki inatçı çalışkanlığını küçümsemek kimsenin haddine değildir. O dönemde Brod’un ünlü mü ünlü bir yazar olduğunu, Orta Avrupa’nın istediği yerinde, dilediği mecrada, hemen her yazdığını yayınlatacak saygınlıkta olduğunu bilmeyenler çok.
Brod bu ününü bir yana bırakmış, zaman ve emeğini Kafka’dan kalanlara hasretmiş, kendi eseriyle ilgilenecek fırsatı varken Kafka’nın elçisi konumuna dönüşmeyi hiç umursamayacak bir alçakgönüllülük göstermiştir – Kafka’yı nasıl yorumladığı bu yazının konusu değil, Mıntıka Temizliği’nin ilk yazısında yorumlara girmeyeceğimi söylemiştim.

Brod’un editörlüğünün hiç kolay olmadığı kesin. En yakınındaki kişiydi, dolayısıyla Kafka’nın müsveddelerini bile biliyordu, hangi metnin ne amaçla yazıldığını yazarın ağzından dinleyen birkaç şanslıdan biriydi. Gel gör ki, Kafka denli dağınık yazan az bulunur: Aynı anda birkaç ayrı deftere not almakta, bir metni bırakıp diğerine atlamakta, tek başlarına harika görünseler de birlikte değerlendirilemeyecek sayısız parçacığı art arda dizmekteydi. Düşünün, günlük tutarken bile sıra izlemezdi, tek defterde değişik yılların yazıları birbirinin içindeydi. Brod bu şekilsiz yığından Kafka külliyatı yaratmıştır, az iş değildir bu.
Brod’un yayına hazırladıklarına kısaca bakalım:
Kafka’nın üç romanı da tamamlanmamıştır. Kayıp/Amerika ve Şato’da bir noktaya dek ilerlenmiş, sona ulaşılamamıştı. Dava için Kafka değişik bir yöntem izlemiş, romanın başını-sonunu yazmış, arasını doldurmaya başlamıştı ama ne yazık ki epeyce boşluk bırakarak romandan vazgeçmişti. Şato ve Dava’da metnin neresine gireceği tartışmalı yan parçacıkların olduğunu ekleyelim.
Roman boyutuna ilerleyip ilerlemeyeceği belirsiz Bir Savaşın Tasviri ile Taşrada Düğün Hazırlıkları, Kafka’nın yayınlanmamış metinlerinin başına yerleştirilir – klasik yayın yöntemi budur. Bu iki yarıda kalmış uzunca metinden birinin ardına hemen hemen tamamlanmış sayılabilecek öyküler, diğerine geride kalan tüm parçacıklar eklenir.

Mektuplar ve Günlük’ü bu toplamdan ayrı tutabiliriz. Kafka doğal olarak bunları yayınlansın diye kaleme almamıştı – gittiği yerden Brod’a ilendiyse, mektuplarını halka açtığı içindir!
Brod’un hazırladığı külliyata bakıldığında ortak yön şu: Kafka bu metinlerin hiçbirine son halini vermemiş, büyük olasılıkla, tamamlanmış görünenlerden de tatmin olmamıştı. Yayınladıklarıyla Brod’a emanet ettikleri kıyaslandığında, nicelikten bağımsız söylenmesi gereken, aslında Kafka’nın yayınlanabilir olarak nitelediği hemen her şeyi yayınladığıdır.
Bir de not: Ölmesine çeyrek kalmış, son günlerini yaşadığının pekâlâ farkında bir yazar, yayınlanmasını istemese, neden kalan sayılı saatlerini Açlık Sanatçısı kitabının provalarını inceleyip düzeltmekle harcasın? Kafka, yayınlanabilir bulduğunu büyük hazla yayınlıyordu.

Kafka’nın yayınladıklarıyla ilgili bir ayrıntı daha var: Evet, yazar hayattayken söz konusu kitapların satışı sınırlı kalmıştı, hiçbiri binlerce okuyucuya ulaşmamıştı. Nedir, etkili olmuşlardı, beğenilmiş, yayıldıkları dar çevrede Kafka’ya bir ün kazandırmışlardı. Prag’da eli kalem tutanlardan Kafka’yı bilmeyen yoktu. Yazar olmak isteyen Gustav Janouch’u, üstelik araya tanıdık selamı sokarak, feyz alsın diye Kafka’ya göndermelerinin başka açıklaması olabilir mi?
Rilke’den Musil’e, Alman edebiyatının önemli yazarları Kafka’yı okumuş, önemsemiş ve başkalarına önermişti. Birazdan fazla danışıklı dövüşle kazanılsa da, üstelik Kafka ödüllü bir yazardı – saygın Fontane Ödülü’ne zorla “layık görülmesi” ünlü olduğunun değişik bir açıdan kanıtıdır.
Devamı var…
İlk fotoğraf: Max Brod’un Prag’daki evi – en üst kattaki daire Kafka’nın ikinci adresi gibiydi (Fotoğraf: Yekta Majiskül)
1
Muhit Dergisi Nisan Sayısında Dursun Çiçek ve Nurullah Gençʼi Kapağa Taşıyor (Mayıs, 2025) – Dergi – Dergihaber
531 kez okundu
2
Matris planları: bir tür tanımlayan 90’ların siberpunk filmleri
202 kez okundu
3
Sosyal medyadan kendimi nasıl sütten kesiyorum
186 kez okundu
4
Dramatik hikaye anlatımı için siluetten yararlanma
184 kez okundu
5
Kağıt heykeller bu esrarengiz animasyonlu kısa filmde diğer dünya olaylarıyla karşılaşır
183 kez okundu