01 Kasım 2026 Pazar
Şehirleşme Süreçleri ve Çevresel Etkileri
Bir Yudum Süt, Bir Parça Et; Medeniyetin Sessiz Mimarları - Doç.Dr. Alper Koçyiğit - Akademik Akıl
İç ve Dış Siyasette Tarafgâh Değil, Objektif Kalabilmek - Prof.Dr. Ayşegül Akbay - Akademik Akıl
MEB’in Zazaca kararında bilimsel gerekçe bekleniyor - Aziz Yağan
Untitled
Emre Ogden, yeni şarkısı “Faili Meçhul”ü Mota etiketi ile müzikseverlere sundu.
Kendi solo kariyeri açısından bu sene yılın son şarkısını yayımladığını belirten Ogden, “Faili Meçhul” için: “İnsanı öldüren yine insandır; belki de kendisidir. Anlatmak istediğim hikaye, insanlık ve duygusal yaşantılar… Ki şarkının kapağından da anlaşılacağı üzere hem ölüyorum hem de kendine bakıyorum.” açıklamasında bulunuyor.
Şarkının söz ve müziği dışında, albüm kapağından mix-masteringe kadar Emre Ogden’in kendisi yer alırken, Beat için Hanhed imzasını bulunuyor.
Duygusal çöküntüler ve hayat kargaşalarında ölümü anlatan Emre Ogden’in yeni çalışması “Faili Meçhul”ü tüm müzik platformlarından dinleyebilirsiniz.
Spotify:https://open.spotify.com/track/6eGzInvlUYuXA1NVIK0Mu0?si=4a7fe4fb98114bd7
Müzisyenlerin yeteneklerini yerel enstrümanlarla 60 saniyede sergilediği ‘Red Bull 60 Seconds’ ile sanatçılar unutulmaz performanslara imza atmaya devam ediyor. Red Bull 60 Seconds’ın ilk sezonunun son konuğu, KÖFN grubu üyelerinden Bilge Kağan Etil oldu. Bilge Kağan Etil’in yerel enstrümanlardan kanun ile 60 saniye içinde sergilediği muhteşem performans, Red Bull Türkiye’nin Instagram ve TikTok hesaplarında dinleyicilerle buluştu. Kamera arkası görüntüleri ve röportaj ise redbull.com sayfasından izlenebiliyor.
Red Bull’un Türkiye’nin en yetenekli sanatçılarına daha önce alışık olmadıkları yerel müzik aletlerini deneyimleterek sıra dışı deneyimler sunduğu Red Bull 60 Seconds serisinin 4. konuğu, sevilen müzik grubu KÖFN’den prodüktör, müzisyen ve aranjör Bilge Kağan Etil oldu. Müzisyenlerin 60 saniye içinde yepyeni bir parça yarattığı performansların büyük ilgi gördüğü Red Bull 60 Seconds video serisinde kanun ile bir performans sergileyen Bilge Kağan Etil, alışılmış tarzının dışına çıkmasıyla müzikal yeteneğini bir kez daha sergilemiş oldu.
Red Bull’un Instagram ve TikTok hesaplarından izlenebilen Red Bull 60 Seconds, yeni sezonda birbirinden farklı isimlerle müzik severlere sürpriz yaşatmaya devam edecek.
Red Bull TikTok hesabı: https://www.tiktok.com/@redbulltr/video/7312482721605995781?lang=en
Red Bull Instagram hesabı: https://www.instagram.com/p/C01tmIyMjnH/
İmgelerin eşiğinde kendini görsel şiir tutkunu, şair ve şarkı sözü yazarı olarak tanımlayan Ayça Erdura’nın Eksik Parça Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Kâhinin Ninnisi” raflarda yerini aldı.
Kâhin dilim konuştu: İhanet yeni bir ışıkla eriyecek.
Ayça Erdura şiir ve şarkıların eşiğinden geçse de gölgesinde soluklandığı bu kitabında farklı bir tarza, öyküye yöneliyor. Mitolojinin damarlarından geçen hikâyeleriyle yeni bir dünya yaratıyor adeta. Yazar, beş öyküden oluşan kitabında bir mitopya örgüsüne dahil ediyor okuru. Kâhinin Ninnisi’nde masala yaslanıyor, şiirinden bir parça koyuyor ve bizlerle farklı bir bağ kuruyor. Çeşitli mitolojilerden beslendiği bu kitapta bir de yeni bir dil oluşturuyor Ayça Erdura: Vatananna. Böylece kendi masalını seriyor gözler önüne…
Masallar böyle mi biter hiç diye kendine kızdı. Mutlu son olmalıydı ki hakikatin kanatları kırılsın.
Kitap “Hatırla” diyerek başlıyor. Bize unuttuğumuz şeyleri hatırlatmaya yönelik tersine inşa edilen beş öyküyle aralanıyor sayfalar. Bir ortak aklın, bilincin ürünü olan masallardan, mitlerden faydalanmanın da faydasını burada görüyor yazar, tüm insanlığa hitap edecek evrensel bir anlatı sunuyor. Masalların ve mitlerin insanın doğasına, köklerine ineceği yönündeki inancını da yansıtıyor böylece Kâhinin Ninnisi’ne. Bir de zihnindeki hayal ve gerçeği bir iple birbirine bağlamayı ihmal etmiyor öykülerinde.
Böyle anlatılırdı efsaneler dilden dile, akşamüstleri meydanlarda, çeşme başlarında taşa oturunca, dağda koyunlar otlayınca belli belirsiz gizli ifadelerle.
Edebiyata hep yeniyi isteyen bir şair ve yazar olarak bakan Erdura bu kitabında da belki de hiç rastlanmayan bir işe kalkışıyor: Yazdığı üç öyküye ait çizimler bulunuyor, bunun yanında yine kendisine ait şarkı sözü ve bestesini yaptığı şarkıları sonra bir de seslendiriyor ve öykülerin sonlarına bu eserleri QR kodlarıyla yerleştiriyor. Bunu yapmakla anlıyoruz ki Ayça Erdura belki de bir ilki gerçekleştirerek kendi müzikleriyle okuru hikâyenin tam ortasına yerleştirmeyi arzu ediyor.
Oluk oluk akıyordu suya karışıyordu kan. Bir minnete vaad edilen yerini buluyordu. Nasıl soğuk ılığı yenerse, nasıl sayıklarsa acı ininden, yavaş bile değilken zaman, düşmanken birbirine insan aşk beliriyordu bedelden öte ve uzak arzudan.
Dilden dile dolaşıp da çocukluktan yetişkinliğe bizi büyüten, bize farkındalık kılan, dünyayı ve insanı anlamlandırma çabalarımıza eğlenceli bir cevap olan mitler ve masalların akışını değiştirip okura “bir de böyle bakın” diyen Kâhinin Ninnisi, masalcılığın büyüsüne kapılmışlar ve biraz da gerçeklikten dolaylı yollarla uzaklaşarak ona hayalle ulaşmaya çalışanlar için kendi yerini bulmaya hazır bir şekilde okurlarını bekliyor.
Niyet Adası korkusuzca dans ediyordu ateşin dumanıyla. Sarsılıyordu derinliği uzakların ve göğün mavisi dalgalanıyordu. Sıkışıktı dünyaları, kıskaç burcundaydı düşünceleri, soğuktu kalpleri. Karar verip, kurban seçip ölümden doğmak istiyorlardı.
Kutlay Uyar’ın daha önce seslendirdiği “Son Oyun” şarkısının, Cafer Can Şengönül tarafından yapılan remiks versiyonu yine On Air Music Co. markasıyla yayımlandı.
‘Son Oyun- Remiks’ için Cafer Can Şengönül şu açıklamayı yapıyor: “Kutlay Uyar’ın müziği ve hikayesi arasında kurduğum bağlamın bir yansıması oldu bu şarkı. ‘Son Oyun’, adeta yaşanan felaketlerin ardından ortaya çıkan karamsar atmosferin içinde, cesur bir arayışın izini sürüp, bu yolculuğun doğasını sorgularken aynı zamanda umudu da hiç kaybetmemeye çağıran bir şarkı. Benim remiksim ise bu içsel yolculuğun hikayesini başka bir açıdan bize anlatıyor.”
Cafer Can Şengönül’ün Kutlay Uyar şarkılarına ikinci remiks projesi olan ‘Son Oyun’ öncesi ‘Milkomeda’ şarkısının da remiksinde imzası bulunuyordu.
Kutlay Uyar ft. Cafer Can Şengönül – “Son Oyun – Remiks” için müzik servislerinin linkleri:
SpotifyIApple MusicIfizyIMuudIDeezerIYouTube Music
YouTube Lirik Klip:https://youtu.be/YY7hlRgpxH0
Son dönemde Veda Türküsü ile büyük bir etki yarattın. Dijitalde de bir numaralara kadar yükselen bir ivme kazandın. Bunun başarısını neye bağlıyorsun?
Günümün yarısından fazlası çalışmakla geçiyor. Ortadaki başarının başlıca sebebi budur. Çalışmak.
Veda Türküsü albümünün oluşum hikayesinden bahsedebilir misin?
Elimde 12 şarkıdan oluşan farklı bir albüm vardı fakat öncesinde birkaç tane single yayınlama fikrindeydik. 2 tane şarkı yazdım “Yarın Ola” ve “Veda Türküsü”. Önden çıkaracağımız o 2 single bu şarkılar olacaktı. Birkaç gün arayla 4 şarkı daha yazdım ve bahsettiğim 12 şarkılık albüm yerine bunları bir albümde toplayıp yayınlama kararı aldık. Güzel de oldu.
Bu kadar büyük bir başarı bekliyor muydun? Özlenen Anadolu rock tarzına duyulan özlemi dindirdiğini düşünüyor musun?
Elbette bekliyordum ve tabii dahasını da bekliyorum ki olacaktır da. Hayalin ve isteğin sınırı yok nihayetinde. Özlem konusunda diyeceklerim ise en azından bir nebze dahi olsa dindirebilmişimdir umarım.
Konserlerine de inanılmaz bir ilgi var. Biletlerin tükeniyor. İlk sahne aldığın günü hatırlıyor musun? O günden bu güne neler değişti hayatında?
Elbette hatırlıyorum. Birçok şey değişti tabi ki. Şu şu diye sayamayacağım ama sahnedeki duruştan, dünyaya olan bakışa kadar birçok şey değişti.
Şu anki Emre, ilk sahneye çıkan Emre’ye ne derdi?
Seyirciye arkanı dönme.
Emre Fel kimleri dinler?
Emre Fel çok fazla dinler. Her gün başka birisini dinler. Takılı kalmaz kimseye. Rap de dinler tsm de. İyi dinler.
İlk ne zaman bu benim tarzım dedin? Kendi tarzını nasıl oluşturdun?
2019 yılının başında “Yeni Anadolu” projesini kafada oluşturdum. Birkaç ay sonra bu projenin ilk eseri olan “Döner Dünya”yı yazdım. Yayınladım fakat sonra kaldırdım. Sonrasında “Merhabalar” geldi. O günün ardından “işte budur” dedim.
Yakın zamanakadar İç Anadolu’da yaşadıktan sonra İstanbul’a taşındığını duyduk. Zorluk çektin mi? Özlediğin şeyler arasında neler var? Tekrar orada yaşamayı düşünüyor musun?
Elbette başlarda zorlanıyorsun. Her konuda. Ama en çok aile özlemi vuruyor tabi. Tek özlemim budur. Diğer genel sıkıntılara ise çabuk adapte olurum ve bir şeylerin üstesinden çabuk gelirim. Tekrar döner miyim? Şartlar izin verirse 35-40’dan sonra İstanbul’dan kaçarım.
Emre Fel’i biraz daha yakından tanıyalım isteriz. Bir günü nasıl geçer?
Öğlen vakti uyanır. Biraz çalışır ve kahvaltı yapar. Tekrar çalışmaya oturur. Akşam yemeğini yer ve tekrar çalışmaya oturur. Gece 4-5 uyur. Öğlen vakti uyanır…
Edebiyat aşığı olduğunu duyduk, sürekli okur musun? Yazdığın sözler ile de büyük etki yaratıyorsun. Bunun çok okumanla ilgisi var mı yoksa içten gelen edebiyat lugatının olduğunu düşünüyor musun?
Söz yazmaya başladığım ilk zamanlara kadar yılda belki 1 kitap okurdum. İlk 1-2 senede yazdığım şeylerin çoğunu anlamadan yazıyordum, sonrasında okuduğumda “ne bu şimdi” diye kalıyordum. Anlamlı şeyler çıkıyordu hep ama çoğunu anlamadan yazıyordum. Son 4-5 yıldır yazdıklarım ve sizlerin bildiği o şarkılar okumamın etkisi ile oluşmuş şeyler tabi ki. Fakat daha çok yazmamın. Kitap yazmamın. Henüz çıkmış bir kitap yok ama bu sene içerisinde bir tane buluşturmayı düşünüyorum.
Etkisinden çıkamadığın kitap var mı? Varsa isim/ isimleri duymak isteriz.
Var. Azil.
Dinleyici kitlenin geniş bir yelpazeden oluştuğunu duyduk, 7’den 70’e yaş aralığına hitap ediyorsun. Bunu yaratmak şu dönemde zor bir durumken sen bunu başardın. Bu başarının sırrı nedir?
İnsanlar alışık olduğu şeylere karşı daha yakın hisseder, daha çabuk benimserler. Ben de size tanıdığınız, bildiğiniz bir işi, kendi süzgecimden geçirerek, farklı bir motifle önünüze sundum. Son derece tanıdık ve aynı zamanda bir o kadar özgün bir iş yapmaya çalıştım, çalışıyorum. O bakımdan normaldir bu vaziyet. Sanırım bu ince çizgiyi iyi yürüttük ki bugün buradayız.
Son olarak dinleyicilerine ne söylemek istersin?
Yol güzel, çiçekli ve ışıl ışıl bir yol. Birlikteyiz.
Kısa Kısa
Sinema mı Tiyatro mu?
Tiyatro
Dizi mi ? Film mi?
Dizi
Oyun mu? Stüdyo mu?
Stüdyo
Gezmek mi? Evde mi olmak?
Ev