DOLAR 44,2795 0.22%
EURO 50,5902 -0.78%
ALTIN 7.134,90-0,98
BITCOIN 3122577-1.0242199999999999%
İstanbul

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

Diyarbakır Mebusunun, bir asır önceki nüfus açıklaması

Diyarbakır Mebusunun, bir asır önceki nüfus açıklaması

ABONE OL
Mart 14, 2026 14:05
Diyarbakır Mebusunun, bir asır önceki nüfus açıklaması
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Last Updated on Mart 14, 2026 by cegamedya


Diyarbakır Salnamelerinde yer alan bilgilere göre, Osmanlı Devleti’nin son döneminde Diyarbakır’ın nüfus yapısına dair önemli bilgiler, Diyarbakır Mebusu Fevzi Bey’in Osmanlı Mebusan Meclisi’nde yaptığı konuşmada ortaya konuldu. 21 Aralık 1918 tarihinde mecliste söz alan Fevzi Bey, Diyarbakır vilayetinin nüfusuna ve demografik dağılımına ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı.

Fevzi Bey konuşmasında Diyarbakır’ın sancaklarla birlikte toplam nüfusunun yaklaşık 620 bin olduğunu belirterek, vilayette yaşayan farklı toplulukların sayıları hakkında da bilgi verdi.

Konuşmasında, vilayette yaklaşık 45 bin Ermeni ile 42 bin civarında Süryani, Keldani ve Rum nüfus bulunduğunu ifade etti.

Fevzi Bey, geri kalan nüfusun ise büyük ölçüde Türk ve Kürtlerden oluştuğunu dile getirdi. Aynı konuşmada, bölgede yaşayan gayrimüslim nüfusun vilayet genelindeki toplam nüfusa oranının sınırlı bir seviyede olduğunu vurguladı.

DİYARBAKIR’IN GENİŞ COĞRAFYASI

1917-1918 tarihli devlet salnamesine göre, Diyarbakır Vilayeti oldukça geniş bir idari yapıya sahipti. Vilayet; Diyarbakır, Mardin, Siverek ve Ergani olmak üzere dört sancaktan oluşuyordu.

Diyarbakır Sancağı’na Silvan, Lice, Derik ve Beşiri kazaları bağlıydı. Mardin Sancağı ise Nusaybin, Cizre, Midyat, Savur ve Resulayn kazalarını kapsıyordu. Siverek Sancağı’na Çermik ve Viranşehir kazaları bağlı bulunurken Ergani Sancağı’na da Palu kazası dahildi.

Bu idari yapı ile Diyarbakır Vilayetinin yaklaşık 42 bin 100 kilometrekarelik geniş bir coğrafyayı kapsadığı belirtilerek, bu durumun, şehrin hem idari hem de siyasi açıdan bölgenin en önemli merkezlerinden biri olduğu kaydedildi.

ERMENİ NÜFUSUNUN YAŞADIĞI BÖLGELER

Fevzi Bey, mecliste yaptığı konuşmada vilayette yaşayan Ermeni nüfusunun yoğunlaştığı yerler hakkında da bilgi verdi.

Buna göre, Ermenilerin en fazla Diyarbakır merkez, Silvan ve Palu kazaları ile bazı kasabalarda yaşadığı ifade edildi.

Bu bilgilerin, dönemin demografik yapısını anlamak açısından önemli tarihsel veriler arasında yer aldığı ifade edildi.

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE STRATEJİK ÖNEM

Diyarbakır, yalnızca nüfus yapısı ile değil, Milli Mücadele dönemindeki stratejik konumu ile de dikkat çekti. Musul meselesi, Ermenistan tartışmaları ve bölgeye ilişkin siyasi projeler nedeniyle Diyarbakır, Türkiye’nin bütünlüğü açısından önemli bir merkez olarak değerlendirildi.

Coğrafi konumu ve askeri özellikleri nedeniyle şehir, dönemin siyasi gelişmelerinde önemli bir rol oynadı.

1921’DE İDARİ YAPI DEĞİŞTİ

1921 yılında kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile Osmanlı döneminden kalan sancak sisteminin kaldırıldığı ve bu düzenleme sonrasında Diyarbakır’ın idari yapısının yeniden düzenlendiği kaydedildi.

Yeni düzenlemeye göre, Diyarbakır; Diyarbakır merkez, Çermik, Lice, Osmaniye, Silvan ve Kulp olmak üzere altı kazadan oluşan bir yapıya kavuştu. Böylece vilayetin hem yüzölçümü hem de idari kapsamı daraldı.

1924 Anayasası ile belirlenen mülki idare sisteminin ise bu yapıyı büyük ölçüde koruduğu, Diyarbakır’ın, Cumhuriyet döneminin ilk kapsamlı nüfus sayımı olan 1927 sayımına da bu idari yapı ile girdiği belirtiliyor.

Diyarbakır Mebusu Fevzi Bey’in Osmanlı Mebusan Meclisi’nde yaptığı konuşmasında şöyle demişti:

”Diyarbakır 620.000 nüfusa havidir ve bunun ancak 45 bini Ermeni, 42 bini ise Süryani, Gelendi ve Rum unsurundan ibarettir. Geri kalan Türk, Kürt olup bu miktardan yüzde

otuz nispetinde nüfusa geçmemiş vardır. Ermeniler en ziyade, Diyarbakır, Silvan, Pali kazalarıyla Çönköş bucağında ve müteferrik kasabalarda yaşamaktadırlar…

Muhabir: EYÜP KAÇAR

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP