DOLAR 45,9042 -0.02%
EURO 53,4727 0.17%
ALTIN 6.590,820,20
BITCOIN 3345404-2.7649499999999998%
İstanbul
21°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Diyarbakır Mahkemesinde sıra dışı dava

Diyarbakır Mahkemesinde sıra dışı dava

ABONE OL
Mayıs 28, 2026 06:47
Diyarbakır Mahkemesinde sıra dışı dava
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Last Updated on Mayıs 28, 2026 by cegamedya

Tarihi mahkeme kayıtları, Diyarbakır’da yüzyıllar önce yaşanan ve adeta bir Yeşilçam filmini andıran sıra dışı bir borç-kefalet krizini gün yüzüne çıkardı.

Borçlu bir Yahudi’nin Diyarbakır’dan kaçmasını önlemek isteyen alacaklı ağa, mahkemeye başvurarak borçlunun karısını rehin gibi kullandı; olay tam bir aile boyu kefalet zincirine dönüştü.

Diyarbakır’ın tarihi mahkeme sicilleri (Şer’iyye Sicilleri), dönemin sosyal ve ekonomik hayatına dair ezber bozan hikayeler barındırmaya devam ediyor.

Bu kayıtlara göre, Osmanlı dönemi Diyarbakır’ında kadınların ticaret hayatında ve borç ilişkilerinde üstlendikleri roller bazen oldukça şaşırtıcı boyutlara ulaşıyordu. Bunun en dikkati çekici örneği ise Palulu Sadık Ağa ile Yahudi Şamil arasında yaşanan alacak verecek davasında görüldü.

”KARISI GETİRİNCEYE KADAR DİYARBAKIR’I TERK EDEMEZ!”

Her şey Palu’dan Diyarbakır’a gelen Sadık Ağa’nın, Yahudi Şamil’den olan 400 kuruşluk alacağını tahsil etmek istemesiyle başladı.

Borçlu Şamil’in parayı ödeyememesi üzerine, Şamil’in eşi Estel araya girerek kocasına kefil oldu.

Ancak Şamil’in Diyarbakır’ı terk edip ailecek firar edebileceğinden şüphelenen Sadık Ağa, işi şansa bırakmadı ve hemen kadı (mahkeme) huzuruna çıktı.

Mahkemeden çıkan karar ise oldukça çarpıcıydı:

”Estel, kocasının borcunu getirip ödeyinceye kadar borçlu Şamil başka hiçbir yere gidemeyecek, Diyarbakır’da kalacak!”

BORÇ ZİNCİRİNE ABİ DE DAHİL OLDU

Sadık Ağa’nın ailecek olası bir firarın önüne geçmek ve parasını sağlama almak için attığı bu stratejik adım meyvesini verdi.

Mahkeme baskısı ve Diyarbakır’dan çıkış yasağı üzerine olay daha da büyüdü.

Kardeşi Estel’in kocasının borcu yüzünden zor durumda kalmasına dayanamayan Estel’in erkek kardeşi de davaya müdahil olarak kız kardeşine kefil olmak zorunda kaldı.

Böylece Diyarbakır mahkemesinde, tek bir borçlu için arka arkaya iki kefilin birden ortaya çıktığı, akıllara durgunluk veren bir “aile zinciri” kurulmuş oldu.

Tarihin tozlu sayfalarından çıkan bu dava, eski Diyarbakır’da borç tahsili için ne kadar yaratıcı ve katı yöntemlerin uygulandığını gözler önüne seriyor.

Kaynak: Doç. Mustafa Öksüz

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP