DOLAR 44,4636 0.27%
EURO 51,3918 0.21%
ALTIN 6.365,521,92
BITCOIN 3053709-1.7485900000000001%
İstanbul
15°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Diyarbakır’da 200 yıl önce su şehre nasıl getiriliyordu?

Diyarbakır’da 200 yıl önce su şehre nasıl getiriliyordu?

ABONE OL
Mart 27, 2026 05:02
Diyarbakır’da 200 yıl önce su şehre nasıl getiriliyordu?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Last Updated on Mart 27, 2026 by cegamedya

Diyarb akır salnamelerinde, XIX. yüzyılda Diyarbakır şehrinin en önemli su kaynağı Hamravat olarak kaydedildi. Osmanlı dönemine ait belgelerde bu kaynağın şehrin su ihtiyacını karşılayan ana sistem olduğu ve çeşitli yapılara buradan su dağıtıldığı belirtiliyor.

HAMRAVAT SUYUNUN KAYNAĞI

Hamravat suyu Gözeli köyünde bulunan bir kaynaktan Diyarbakır’a getiriliyordu. Kaynak 1535 yılında şehre ulaştırıldı.

Evliya Çelebi de XVII. yüzyılda Diyarbakır’ın su kaynakları arasında Hamravat suyundan söz etti.

ŞEHRE NASIL ULAŞIYORDU

Hamravat suyu, Urfa Kapı ile Dağ Kapı arasında bulunan bir noktadan Diyarbakır Kalesi’ne giriyordu. Buradan şehrin farklı noktalarına dağıtılıyordu.

Ulu Camii başta olmak üzere camilere, hamamlara, hanlara ve evlere bu su hattından su veriliyordu.

1857 yılında Diyarbakır’ı ziyaret eden Garden, suyun batıdan gelen bir suyolu ile şehre ulaştığını ve taş kemerler üzerinden geçtiğini kaydetti.

SUYOLU TAMİR EDİLİYORDU

XIX. yüzyılda Hamravat suyolunda çeşitli tamirler yapıldı. 1817 yılında yapılan tamir için 10 bin kuruş harcandığı kaydedildi. 1840 yılında yapılan bir başka tamirde ise 4 bin 220 kuruş harcandı.

1842 yılında ise su yolunun tamiri için 6 bin kuruş daha harcandığı ve ayrıca esnaftan 1800 kuruş toplandığı arşiv belgelerinde yer aldı.

1874 YILINDA 130 ÇEŞME BULUNUYORDU

Diyarbakır Salnâmelerine göre 1874 yılında şehirde 130 çeşme bulunuyordu. Bu çeşmelerin büyük bir kısmı zamanla ortadan kalktı.

Bugün ayakta kalan çeşmeler arasında İç Kale’de bulunan Arslanlı Çeşmesi, Zinciriye Medresesi önündeki çeşme, Ömer Şeddad Camii önündeki çeşme, Arbedaş Çeşmesi ve Hatun Çeşmesi yer alıyor.

Hatun Kastalı’nın adı ise 1811 tarihli bir vakfiyede geçiyor.

Ayrıca Paşa Camii, Muallak Camii, Salas Mescidi ve Kavvas Mescidi civarında da çeşmeler yer alıyordu.

Kaynak: Prof. İbrahim Yılmazçelik / Fırat Üniversitesi

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP