DOLAR 44,3348 0.05%
EURO 51,2468 -0.16%
ALTIN 6.222,02-2,86
BITCOIN 3024199-1.4247700000000001%
İstanbul
10°

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

Enflasyon, komisyon, deformasyon ve Arjantin

ABONE OL
Ağustos 18, 2025 15:06
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Last Updated on Ağustos 18, 2025 by EDİTÖR

Deformasyon, sahte e-imzalarla devletin ne hale düşürüldüğünü ifade etmek için kullandığım bir kelime. Kelimeyi aklıma getiren, ABD’deki gelişmeleri anlamak için okuduğum iki makale. Birinin başlığı “ABD’de demokrasinin deformasyonu” ve diğerinin başlığı ise “Protestan deformasyonu ve ABD dış politikası”

İlk makale, ABD’de demokrasinin deformasyonunu, iktidardaki yetersiz ve bilgisiz siyasete vesiyasetçilere bağlıyor. Makale, aynı deformasyonu, yine yetersiz ve bilgisiz üst düzey bürokrasinin ve teknokrasinin siyasi baskılarla eğilip, bükülmesi ile de açıklıyor. Ama sahte diploma yok!

İkinci makale ise, ABD dış politikasının giderek dinci milliyetçilikle yoğrulduğu görüşünde. Daha açıkçası, dış politikayı geçmişin Reformasyon Protestanlığı yerine, sonranın Deformasyon Protestanlığının yönlendirdiğini açıklıyor. Örnek: Brezilya ve Arjantin’e farklı Trump yaklaşımları.

İkinci makalenin yazıldığı dönemde (2001), dinci milliyetçi olarak tanımlanan Başkan Trump ve Evangelist politikacılar ortada yok. Ama makale bugünün politika çürümesini öngörmüş.

Enflasyonun deformasyon ve komisyonla ne ilişkisi var? Şöyle: Sahte imzalarla verilmiş gerçek olmayan unvanlar, diplomalar, görevler var. Bunları duyup devlet çöküyor diyoruz. Devlet çöküyordu zaten. Çünkü açıklanan ve açıklanmayan birçok istatistiki bilgi ile gerçekler örtülüyor.

Bunlar içinde en başta enflasyon bilgisi var. Devlet ve kurumları ile birlikte enflasyon da deformasyona uğruyor. Ya komisyon? Komisyon da gerçeğin üstü örtüyor. Bilmediğimiz bir konuda komisyon bizi ve hatta devleti oyalıyor.

Tüketici enflasyonu ve beklentisi:Türkiye ve Arjantin

TÜİK üç gün önce enflasyon verilerini açıkladı ve tüketici enflasyonu konusunda beni yine yanıltmadı. Bu enflasyonu aylık yüzde 2,50 altında açıklar diyordum. Aynen öyle oldu ve yüzde 2,06 açıkladı.

Neden yanılmadım? Çünkü TÜİK, üç yıldan fazla bir süredir tüketici enflasyonunu tüm diğer ölçümlerin ve göstergelerin altında açıklıyor.

İstatistiki ve ekonometrik olarak ifade edersek, TÜİK tüketici enflasyonunda aşağı doğru önemli bir sapma var. Elbette ölçümler arasında farklar olabilir, ancak sapma yok diyebilmek için farkların ortalamasının yaklaşık sıfır olması gerekir. Halbuki TÜİK enflasyonu sürekli çok düşük.

Elbette aynı durum yıllık tüketici enflasyonu için de geçerlidir ve 2022 Nisan ayından bu yana sürüyor. Şekil 1’de TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon ile İTO’nun (İstanbul Ticaret Odası) açıkladığı iki enflasyon ve ENAG’ın açıkladığı tüketici enflasyonu yer alıyor.

İTO’nun açıkladığı yeni bir tüketici fiyat endeksi var. Bu endeksten bulunan enflasyonu Şekil 1’de İTO1Y ile gösterdim. İTO2Y ise baz yılı 1995 olan ücretliler geçinme endeksinden hesaplanan enflasyon. ENAGY, adı üstünde ENAG endeksinden hesaplanan enflasyon. Y eklemesi, yıllık enflasyonu ifade ediyor.

Şekilden görüldüğü gibi, TÜİK yıllık enflasyonu İTO enflasyonlarına zaman zaman yaklaşsa da, özellikle 2024 ilk dört ayında ve 2025 Şubat ayından bu yana yaklaşık 10 puan daha düşük. 2022 ve 2023’te bu fark çok daha yüksek. TÜİK enflasyonu ENAG enflasyonunun yaklaşık yarısı kadar.

TÜİK enflasyonu, tüketicinin beklediği ve algıladığı (yaşadığı, hissettiği) enflasyona göre çok düşük kalıyor ve sapmalar çok daha fazla. Tüketiciler her sorulduğunda yaşadıkları / algıladıkları enflasyonun TÜİK’in enflasyonuna göre çok daha fazla olduğunu ifade ediyor.

Aslında algılanan enflasyon verilerini TÜİK, üstelik Avrupa Birliği finansmanı ile, derliyor ve yayınlayabilir. Bu veriler 2016’dan 2022 ortalarına kadar bulunabiliyor da. Ancak daha sonraki dönem için bu verileri maalesef TÜİK veya TCMB yayımlamıyor.

Koç Üniversitesi her ay yaptırdığı anket ile algılanan ve beklenen tüketici enflasyonunu yayımlıyor. Tablo 1, sütun 1’de geçmiş 12 ay için algılanan enflasyon ve sütun 2’de TÜİK’in geçmiş 12 ay için yayımladığı enflasyon yer alıyor. TÜİK enflasyonu algılanan enflasyonun yarısından da düşük.

Tablo 1 ile ilgili iki not düşelim:

1) ENAG yıllık enflasyonu son iki ayda yüzde 60’lı oranlarda seyrediyor. Koç Üniversitesinin anketinde de algılanan yıllık enflasyon 70’li oranlarda seyrediyıor.

2) Algılanan yıllık enflasyon ile beklenen enflasyon arasında oldukça yüksek bir korrelasyon var. Bu yüksek korrelasyon tabloda yer almayan verilerde de aynen görülüyor.

TCMB’nin ve BCRA’nın (Arjantin Cumhuriyeti Merkez Bankası) yayımladığı anket sonuçlarından 12 aylık beklenen tüketici enflasyonuna karşılaştırmalı olarak bakabiliriz. Tablo 1 sütun 1’de Türkiye’de (İTO’nun), sütun 2’de Arjantin’de yıllık tüketici enflasyonları yer alıyor. Bunlar sırasıyla TR-TÜFEIT ve AR-TÜFEIN olarak gösterilmiştir.

Aynı tabloda sütun 3 ve 4’te ise sırasıyla Türkiye’de ve Arjantin’de 12 ay sonrası için beklenen tüketici enflasyonları var. Bunlar da sırasıyla TR-BEK ve AR-BEK olarak yazılmıştır. Tablodaki veriler için şunları söyleyebiliriz.

1). Türkiye’de enflasyonu düşürme programı 2003 Haziran ayında, Arjantinde ise 2023 Aralık ayında başladı. Arjantin’de enflasyon 2024 Nisan ayında yüzde 292’ye kadar yükseldi.

2). Arjantin’de yıllık tüketici enfllasyonu 8 ay önce yüzde 100 üzerinde olmasına karşılık, Haziran ve Temmuzda Türkiye enflasyonu ile aynı düzeye, hatta daha aşağıya inmiş görünüyor. (Arjantin Temmuz enflasyonu tahminidir.) ITO tüketici enflasyonu yerine TÜİK enflasyonu alınsa bile bu sonuç değişmiyor.

3). Asıl önemli farklılık enflasyon beklentilerinde görünüyor. Türkiye’de 12 ay sonrası için tüketici enflasyon beklentisi, ölçülen enflasyona göre çok daha yüksektir. Arjantin’de ise enflasyon beklentisi daha düşük seyrediyor.

4.) Beklentilerdeki bu farklılığın önemli bir nedeni, uygulanan enflasyonu düşürme programlarına olan güven farklılığıdır. Türkiye’de programa olan güven daha düşüktür. Bu nedenle enflasyon çok yavaş ve maliyetli düşüyor. Nerede biteceği de belli değildir.

Bunun önemli bir nedeni iktidara olan güvenin çok azalmış olmasıdır. IPSOS’un 2025 Temmuz ayında 30 ülkede yapmış olduğu anket sonucuna göre, ülkesinin kötü yöneldiğini ve “işlerin iyi gitmediğini” düşünenlerin oranı Türkiye’de yüzde 75’tir. Bu 30 ülke içinde en yüksek oranlardan biridir ve Türkiye sıralamada en sondan beşincidir.

Diğer yandan aynı IPSOS anketine göre; Türkiye’de enflasyon en büyük sorundur diyenlerin oranı yüzde 51’dir ve Türkiye bu konuda ikinci sıradadır.

Tekrar başlığa dönelim. Türkiye, dünyadaki en yüksek enflasyonlardan birini uzun yıllardır yaşıyor ve vatandaşlar bu konudan çok zarar görmüşlerdir. Enflasyon, devletin ve kurumlarının deformasyona uğradığının ve çöküntüye vardığının bir göstergesidir. Komisyonun bu konuda bir katkısı olamaz. Komisyon bu bağlamda ancak bir süre oyalayıcı olabilir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP