Last Updated on Ağustos 19, 2025 by EDİTÖR
(…) Bu amaç doğrultusunda ihtiyaç duyulan düzenlemeleri tespit edip kanun taslaklarına yönelik çalışmalar yapmak…”
Meclis’teki bütün siyasal partilerin katılımıyla oluşan komisyon, bir yandan PKK’nın tasfiyesine ilişkin yasal düzenlemeler, diğer yandan “özgürlük, demokrasi ve hukuk alanlarında çalışmalar” yürütmekle görevli.
Bu komisyon İngiltere’de IRA, İspanya’da ETA terör örgütünün tasfiyesine benziyor.
Terör örgütünün siyasi kanadıyla görüşmeler İngiltere ve İspanya Parlamentolarında yer alan siyasi partilerin oluşturduğu komisyon eliyle yürütülüyor.
Bu bizim komisyona benziyor. Bizim komisyonda PKK’nın siyasi kanadını Öcalan temsil ediyor. İmralı’ya DEM’in ve devlet yetkililerinin gidiş gelişleri bu “temsilin” uzantısı.
Ama, bu komisyon İngiltere ve İspanya’da terör örgütlerinin tasfiyesine benzemiyor.
Benzemiyor, çünkü çok temel bir farklılık var.
Terör örgütlerinin tasfiye sürecinde…
İngiltere ve İspanya’da…
Özgürlükler askıda değil, yargı bağımsız, hukukun üstünlüğü geçerli, demokrasi işliyor.
Bizde tam tersi.
Temel hak ve özgürlükler askıda, yargı bağımsız değil, hukukun üstünlüğü dünyada bilmem kaçıncı sıraya düşmüş, demokrasi laftan ibaret!..
Onun içindir ki, bizim komisyonda yer alan “özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmak” ilkesi hayati önem taşıyor.
Çünkü, bütün toplumu kapsıyor.
Komisyonun ilk toplantısında DEM milletvekili Meral Danış Beştaş:
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Abdullah Öcalan davasında 2014 tarihinde umut hakkının uygulanması gerektiğine karar verdi. Bu kararı uygulamak hukukun gereğidir”.
Umut hakkını ilk kez Devlet Bahçeli dile getiriyor. 22 Ekim 2024’te o ünlü grup konuşmasında “umut hakkıyla ilgili kanuni düzenleme yapılsın, Öcalan bundan yararlansın” çağrısı, bugünkü süreci başlatan ilk adım.
Umut hakkı ömür boyu hapis cezasına çarptırılan bir kişinin koşullu salıverilmesine imkan tanıyan bir düzenleme. Bahçeli’nin çağrısından sonra, konu bir ara kamuoyunda yoğun biçimde tartışılıyor.
Komisyon “kanun taslakları” hazırlayabileceğine göre, Öcalan’a dönük umut hakkı ile ilgili bir taslak hazırlanırsa, sürpriz olmaz!..
Hatta, böyle bir çalışma hazırda bekliyor bile olabilir!..
Umut hakkı Öcalan’dan hareketle, PKK’nın tasfiye süreciyle bağlantılı.
Toplumun her kesimini ilgilendiren temel mesele ise, hiç tartışmasız belli:
Hukukun üstünlüğü, hukuk devleti…
Adaletin gerçekleşmesi için yargı bağımsızlığı…
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyulması.
Komisyonun ilk toplantısında DEM dahil, diğer muhalefet milletvekilleri en çok AİHM ve AYM kararlarının yerine getirilmesi üzerinde duruyor. Çünkü, yıllardır o kararlara uyulmuyor. Uyulmadığı için pek çok insan “suçsuz yere” yıllardır hapis yatıyor.
O kadar uyulmuyor ki:
-İktidar sahipleri “AİHM kararları bizi bağlamaz, hükümsüzdür” derken, yerel mahkemeler AYM kararlarını dinlemiyor!..
-Dünyada görülmemiş bir skandal patlıyor, Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi birbirine giriyor!..
Komisyonun ilk toplantısında söz alan AKP’li eski Adalet Bakanı Abdülhamit Gül:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘baldıran zehrini de içeriz, yeter ki, bu ülkeye huzur ve refah gelsin’ şeklinde ifade ederek, ortaya koyduğu irade gibi, bu konuda atılması gereken her adımı atmaya devam edeceğiz.”
Huzur ve refah için Tayyip Erdoğan’ın baldıran zehrini içmesine gerek yok!..
“Kardeşlik, millet vicdanı, huzur ve refah” gibi hamasi nutuklar da gereksiz.
AİHM ve AYM kararlarını uygulamak, yargıyı yeniden bağımsız kılmak, temel hak ve özgürlüklere saygı duymak varken, baldıran zehri edebiyattan ibaret!..
Demokrasiye dön, yeter!..
Zaten bu dönüş olmazsa, aylardır süren görüşmeler, tartışmalar masal olur, biter gider.
Komisyonun amacına ulaşması…
İngiltere ve İspanya’da görüldüğü gibi…
Demokrasi ve tekrar ve hep demokrasi ile mümkün. Tarih aksini yazmıyor.
Yalçın Doğan kimdir?Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi’ni, 1969’da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet’te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı. 1989’da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet’te önce Yayın Koordinatörü, 1999’da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003’te Hürriyet Gazetesi’nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24’te köşe yazarlığına devam ediyor. Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’in çeşitli ödülleri yanında, 2014’te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV’nin ‘Kırılmayan Kalemler’ ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı. Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almancadan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir. |
1
SON DAKİKA HABERİ: İran Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı – CNN TÜRK Son Haberler
1055 kez okundu
2
Zihni uyandırmak: Nawāl al-Saʿdāwī ile eğitim, isyan ve umut
357 kez okundu
3
Yaren Leylek 15. kez Adem Amcanın kayığına kondu – Günün Haberleri CNN Türk | Video
204 kez okundu
4
Beyoğlu Belediyesi Başkanvekili seçimini CHP’nin adayı Karaahmetoğlu kazandı: Beni burada gördüğünüz her gün demokrasinin utancını hep beraber yaşayacağız
181 kez okundu