Last Updated on Mart 2, 2026 by TRT HABER
DT, Bebek Tiyatrosunun ilk örneği “Parla” oyununu, 1,5 ile 3 yaş arası bebekler ve anneleriyle buluşturuyor.
Ankara Devlet Tiyatrosunca Akün Sahnesi’nde gösterilecek oyun için anneler ve bebekleri ayakkabılarını çıkarıp çantalarını kilitli dolaplara koyduktan sonra sahnedeki büyük çadıra giriş yapıyor.
Cansunur Şimşek ve Gizem Eskiduman’ın görev aldığı oyunda, minik seyircilere masalsı ve sözsüz bir drama tiyatrosu izletilirken, minikler, oyuncularla oyuna dahil oluyor.
[Fotoğraf: AA]
Oyunun genel provasında açıklama yapan oyunun yazarı ve yönetmeni Dr. Servet Aybar, Bebek Tiyatrosunun özel bir alan olduğunu, çocuk gelişimi uzmanı Dr. Ezgi Fındık’tan danışmanlık hizmeti aldıklarını ve bu yaş grubunun psikomotor, sosyal becerileri konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.
Dünyada Bebek Tiyatrosunu yakından takip ettiğini, araştırmalarını hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yaptığını belirten Aybar, “Tuvalet eğitimini tamamlamış, yürümeye başlamış bebeklerimizden 36 ayını doldurmuş miniklerimize kadar bebeklere tiyatro sahnesinde yönelmenin bir kriteri var. Çok özel bir seyirci grubudur bu minikler. O yüzden çok çalıştık” dedi.
“Parla” oyununda miniklerin, sahneye kurulan çadırda bir orman ve göl dünyasını anlatan masal izleyeceklerini dile getiren Aybar, şunları kaydetti:
“Miniklerimiz, masalsı oyunda kurbağa, istiridye gibi canlıların hareketlerini, seslerini keşfedecek, müziğin ve ışığın ritmini duyumsayacak. Bebek Tiyatrosu bir duyusal deneyim süreci. Bebeklerle oyuncular birlikte arena tiyatro mantığıyla oynuyor. Sahnede kurulan çadırın içinde minderlerin üstünde daire şeklinde ebeveynlerimiz ve bebekleri oturacak, ortada iki oyuncumuz eseri gerçekleştirecek. Oyun sırasında oyuncular tabii ki bebeklerden, ebeveynlerden yardım da alacak. Örneğin kurbağa sahneye çıktığında onun sesini taklit etmek isteyen bebeği oyuncu davet edecek ama zorlama yok. Ailenin işbirliği çok önemli ve katılımını da merakla bekliyoruz.”
[Fotoğraf: AA]
Oyun öncesinde fuayede, ailelerin beklerken okumaları için bu yeni deneyime yönelik bir metin hazırladıklarını ifade eden Aybar, oyunda annelerin sürprizle karşılaşmamaları için bilgilendirme yaptıklarını belirtti.
Fiziksel tiyatro ve dans tiyatrosu mantığı ile oyunu yazdığını ama esas çıkış noktasının video mapping olduğunu anlatan Aybar, şöyle konuştu:
“Masalda bir gölet çevresinde iki peri var. Bu periler o hayvanları, doğayı minik seyircilerimize keşfettirecek, ışığın gücüyle parlayacaklar. Hikayeyi böyle kurguladım. Işık oyunları miniklerin çok hoşuna gidiyor. Sözsüz bir oyun ve diyalog yok. Tamamen dans ve hareket üstüne kurulu bir oyun. Oyundaki tek replik ‘parla.’ Parlayan cisimler bu yaşlarda çok önemli ve bir de özel bir sebebi var, kızımın ismi de Parla. Oyunun video mappinglerini de kızım Parla yaptı.”
Servet Aybar, 1980’den itibaren Londra merkezli bir Bebek Tiyatrosu hareketinin Avrupa’da yürütüldüğünü, akademik çevrelerde de Bebek Tiyatrosunun bir “çocuk gelişim performansı” mı yoksa bir “tiyatro” mu olduğunun halen tartışıldığını söyledi.
Son yıllarda Avrupa’da bebekler için yapılan festivaller olduğunun da altını çizen Aybar, “Amacımız önce ülkemizdeki miniklerimize bu eseri sunmak ve onlarla paylaşmak, ondan sonra da uluslararası arenadaki festivallerde hem Devlet Tiyatrosunu hem ülkemizi temsil etmek.” ifadelerini kullandı.
Birebir göz teması, dokunma ve iletişim odaklı bir oyun olması ve çadırın yapısından dolayı çok az sayıda miniği ağırlayacaklarını belirten Aybar, “10 bebek ve 10 ebeveyni kabul ediyoruz. Amacımız daha çok bebekle buluşmak. Oyun, miniklerin odaklanma süresi baz alınarak 25 dakika sürecek” dedi.
Küçük Hanımlar, Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali’nde de yer alacaklarını, ayrıca diğer kurumların düzenlediği festivallere katılmak istediklerini dile getiren Aybar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ne kadar çok minik seyirciye ulaşabilirsek o kadar mutlu olacağız. Anneler için de farklı bir şey olacak esasında, onlar da çok heyecanlı. Bebek Tiyatrosunu kişisel olarak çok deneyimledim uluslararası düzeyde yani yurt dışında ama Türkiye’de Devlet Tiyatroları bünyesinde bu bir ilk. Sanatın her dalının küçük yaş gruplarına ulaşmasını diliyorum. Bir bebek doğduğundan itibaren sanatla buluşturulmalı. 0-6 aylık bebekler için de oyunlar var ve hayatın ilk evresinden itibaren minik bebeklerimizin sanatla buluşturulmasını diliyorum. Ben tiyatro adına elimden geleni yapıyorum. Resim, heykel ve müzik onların psikolojik, sosyal ve kişisel gelişimleri için çok önemli.”
Oyunun dekor ve kostüm tasarımını Şana Güney Ceyhan, ışık tasarımını Mahir Köksal, müziklerini Kemal Günüç, danslarını Zeynep Ok, video mapping tasarımını ise Parla Aybar ve Emir Zeren üstlendi.
Akün Sahnesi’nde bugün prömiyeri yapılacak “Parla” oyunu, 15 Mart’ta yeniden minik seyircilerle buluşacak.
1
Muhit Dergisi Nisan Sayısında Dursun Çiçek ve Nurullah Gençʼi Kapağa Taşıyor (Mayıs, 2025) – Dergi – Dergihaber
447 kez okundu
2
Matris planları: bir tür tanımlayan 90’ların siberpunk filmleri
192 kez okundu
3
Sosyal medyadan kendimi nasıl sütten kesiyorum
175 kez okundu
4
Kağıt heykeller bu esrarengiz animasyonlu kısa filmde diğer dünya olaylarıyla karşılaşır
170 kez okundu
5
Dramatik hikaye anlatımı için siluetten yararlanma
169 kez okundu