17 Nisan 2026 Cuma
Şehirleşme Süreçleri ve Çevresel Etkileri
Bir Yudum Süt, Bir Parça Et; Medeniyetin Sessiz Mimarları - Doç.Dr. Alper Koçyiğit - Akademik Akıl
Yeniden Deprem Riski ve Birey: Kader Değil, Tercih Meselesi - Prof.Dr. Ayşegül Akbay - Akademik Akıl
Yönetmen Rezan Yeşilbaş’tan Uçan Köfteci - Aziz Yağan
Sosyete
Yunanistan’da 15 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimi yasaklanıyor.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis, ülkede 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren 15 yaş ve altındaki çocukların sosyal medyaya erişimlerinin yasaklanacağını duyurdu.
Miçotakis, yasak gerekçesi olarak sosyal medya kullanımı nedeniyle yükselen kaygı bozukluğu oranlarını, uyku problemlerini ve çevrimiçi platformlara olan bağımlılıkları gösterdi.
Miçotakis, “Zor ama gerekli bir adım atmaya karar verdik” diyerek açıkladığı kararı sosyal medya üzerinden duyurdu.
“Amacımız AB’yi bu yönde itmek,” diyen Miçotakis, çocuklara da hitaben “Eminim ki birçok küçük çocuk bana kızacak. Eğer sizin yaşınızda olsaydım belki ben de aynı şekilde hissederdim, ama bizim rolümüz hoş görünmek değil. Size karşı dürüst olmak istiyorum. Son yıllarda birçok ebeveynle konuştum ve hepsi bana aynı şeyi söylüyor, çocuklarının iyi uyumadığını, kolayca strese girdiğini ve sürekli cep telefonlarıyla meşgul olduğunu söylüyorlar.” dedi.
“Çocukların zihni dinlenmiyor.” diyen başbakan, çocuklara hitabında “Birkaç yıl içinde olumlu olarak değerlendireceksiniz” ifadelerini kullandı.
Yunanistan’daki sosyal medya yasaklarında siber zorbalığında bir neden olduğu belirtilirken ülkede kurulan yardım merkezini kullananların yüzde 75’nin ilkokul çağındaki çocukları olduğu belirtiliyor.
Kentin yüksek kesimlerde etkili olan yağmur, bazı mahalle ve caddelerde su birikintilerine neden olurken araç sürücüleri yolda ilerlemekte güçlük yaşadı.
Belediye ekipleri, iş makineleriyle suların biriktiği yollarda tahliye çalışması yaptı.

Ödemiş Muhtarlar Derneği Başkanı ve İnönü Mahallesi Muhtarı Nihat Savuran, dağlarda biriken yağmur sularının şehir merkezine indiğini bu nedenle sokak ve caddelerde su birikintilerinin oluştuğunu söyledi.
Ekiplerin mahallelerde çalışmalar yaptığını anlatan Savuran, “Belediye ekipleri İnönü Mahallesi’ndeki çalışmalarında, beton bariyerler yerleştirerek yağmur sularının dereye doğru akmasını sağladı.” dedi.
İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansının haberinde, “Bu sabah, ateşkes sağlandıktan sonra Lavan Adası Rafinerisi’nde birkaç patlama meydana geldi.” ifadelerine yer verildi.
Haberde, patlamanın kaynağının henüz belli olmadığı aktarıldı.
İran medyası, sabah saatlerinde Basra Körfezi’ndeki Siri Adası’nda da kaynağı henüz bilinmeyen patlamalar meydana geldiğini duyurmuştu.
ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.
Trump, “Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla” 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti.
“İran’ın savaştaki hedeflerine ulaştığı” açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.
Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi.
Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Fed, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 17-18 Mart’ta düzenlenen toplantısına ilişkin tutanakları yayımladı.
Politika faizinin beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulduğu son toplantının tutanakları, Orta Doğu’daki çatışmanın ardından hem faiz indirimi hem de faiz artırımı senaryolarının masada olduğunu ortaya koydu.
Tutanaklarda, yetkililerin artan petrol fiyatlarının kısa vadede enflasyonu yükseltmesini ve Komite’nin yüzde 2’lik hedefine doğru beklenen düşüşü geciktirmesini öngördüğü aktarıldı.
Orta Doğu’da uzun süreli bir çatışmanın enerji fiyatlarında daha kalıcı artışlara yol açabileceğinin ve yüksek girdi maliyetlerinin çekirdek enflasyona yansıma olasılığının daha yüksek olacağının düşünüldüğü belirtilen tutanaklarda, bazı yetkililerin hedefin üzerindeki enflasyonun birkaç yıl sürmesinin ardından uzun vadeli enflasyon beklentilerinin enerji fiyatlarındaki artışlara karşı daha duyarlı hale gelebileceği ihtimalini vurguladığı kaydedildi.
Tutanaklarda, “Kısmen bu faktörlerin bir sonucu olarak, yetkililerin büyük çoğunluğu Komite’nin yüzde 2’lik hedefine doğru ilerlemenin beklenenden daha yavaş olabileceğini belirtti ve enflasyonun Komite’nin hedefinin üzerinde kalıcı bir şekilde seyretmesi riskinin arttığı değerlendirmesinde bulundu.” ifadeleri yer aldı.
Çoğu yetkilinin Orta Doğu’daki uzun süreli bir çatışmanın iş dünyası güvenini olumsuz etkileyebileceği ve işe alımları daha da azaltabileceği riskine de dikkati çektiği aktarılan tutanaklarda, Orta Doğu’daki son gelişmelerin ekonomik faaliyete ilişkin görünüme dair belirsizliği artırdığı ve buna bağlı aşağı yönlü riskleri yükselttiği uyarısında bulunduğu belirtildi.
Tutanaklarda, birçok yetkilinin enflasyonun beklentileriyle uyumlu olarak gerilemesi durumunda, zaman içinde politika faizini düşürmenin muhtemelen uygun hale geleceği değerlendirmesinde bulunduğu, bunlardan birkaçının ise uygun faiz patikasına ilişkin projeksiyonlarında enflasyona dair son veriler ışığında faiz indirimi için en muhtemel zamanlama değerlendirmelerini daha ileri bir tarihe öteledikleri aktarıldı.
Fed’in tutanaklarında, “Bazı yetkililer, enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam etmesi durumunda, federal fon oranı hedef aralığında yukarı yönlü ayarlamaların uygun olabileceği ihtimalini yansıtacak şekilde toplantı sonrası açıklamada Komite’nin gelecekteki faiz kararlarına ilişkin iki yönlü bir tanımlama yapılması için güçlü bir gerekçe bulunduğunu değerlendirdi.” ifadesi kullanıldı.
Yetkililerin büyük çoğunluğunun enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ve istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin yüksek olduğu değerlendirdiğine işaret edilen tutanaklarda, yetkililerin çoğunluğunun bu risklerin Orta Doğu’daki gelişmelerle birlikte arttığını not ettiği kaydedildi.
Tutanaklarda, çoğu yetkilinin Orta Doğu’daki uzayan bir çatışmanın, petrol fiyatlarının önemli ölçüde artmasının hanehalkının alım gücünü azaltabileceği, finansal koşulları sıkılaştırabileceği ve yurt dışındaki büyümeyi düşürebileceği için işgücü piyasasında daha fazla zayıflamaya yol açabileceği ve bunun da ek faiz indirimlerini gerektirebileceği endişesini dile getirdiği aktarıldı.
Bankanın tutanaklarında, yetkililerin birçoğunun ise petrol fiyatlarındaki kalıcı artışın etkisiyle enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalma riskine dikkati çektiği, bunun enflasyonu yüzde 2 hedefine çekmeye yardımcı olmak ve uzun vadeli enflasyon beklentilerini güçlü bir şekilde sabit tutmak için faiz artışlarını gerektirebileceğini belirttiği kaydedildi.
Kente 2025 yılında getirilen bir geminin sökümü esnasında restoran bölümünde bulunan ve tarihi eser olduğu değerlendirilen gemi topu ile gülleler ele geçirildi.
İzmir Müze Müdürlüğü uzmanları tarihi eser niteliği taşıyan top ve gülleleri koruma altına aldı.
Hollanda kökenli olduğu ve 17. yüzyılın ilk yarılarında yapıldığı belirlenen bronz gemi topu ve 11 gülle ile ilgili Hollanda’deki yetkililerle yapılan görüşmenin ardından eserlerin İzmir’de sergilenmesine karar verildi.

Kültür Varlıkları Genel Müdürü Birol İnceciköz ve Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands’in katılımıyla eserler, İzmir Kültür Sanat Fabrikası’ndaki Denizden Gelen Güç Salonu’nda ziyarete açıldı.
Kültür Varlıkları Genel Müdürü Birol İnceciköz, açılışın ardından gazetecilere, gemi sökümü esnasında ihbar üzerine müze yetkililerinin gidip eseri aldığını söyledi.
Tarihi eserin menşeinin Hollanda olduğunu belirleyip oradaki yetkililerle irtibata geçtiklerini anlatan İnceciköz, şöyle devam etti:
“Hollanda tarafıyla oturduk ve bu eserin ülkemizde sergilenmesini mi yoksa iade mi almak istediklerini konuştuk. Nihayetinde ülkemizde sergilenmesinin özellikle karşılıklı iki ülkenin dostluğu ve iş birliği açısından önemli olduğunu vurgulayarak bize bu görüşlerini ilettiler. Bu kapsamda müzemizde biz bunu sergiye aldık.”

Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands de eserlerin emin ellerde olduğunu bildiğini belirterek, “400 senelik bir ilişkimiz var. Bu da iki ülke arasında güzel bir dayanışmanın örneği oldu. Böyle bir eserin gemiden çıkması çok güzel.” dedi.