DOLAR 45,4237 0.08%
EURO 53,2031 -0.27%
ALTIN 6.838,96-0,60
BITCOIN 3645492-0.54224000000000006%
İstanbul
20°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

TRT HABER

TRT HABER

13 Mayıs 2026 Çarşamba

Geçen yıl meydana gelen 1,5 milyon kazada 6 bin kişi öldü

Geçen yıl meydana gelen 1,5 milyon kazada 6 bin kişi öldü
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı kara yolu trafik kazası istatistiklerini yayımladı.


Buna göre, geçen yıl meydana gelen trafik kazası sayısı bir önceki yıla göre yüzde 7,3 artarak 1 milyon 549 bin 574 oldu. Bu sayının 1 milyon 261 bin 253’ünü maddi hasarlı, 288 bin 321’i ölümlü yaralanmalı kazalar oluşturdu.


Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 86,5’i yerleşim yeri içinde, yüzde 13,5’i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi.


Türkiye’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024’te 31,3 milyon iken 2025’te 33,6 milyona yükseldi.


Kara yolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin taşıt başına trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18’e geriledi. Trafik kazalarında 403 bin 937 kişi yaralandı.


Türkiye’de geçen yıl meydana gelen 288 bin 321 ölümlü, yaralanmalı trafik kazasında 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra 30 gün içinde hayatını kaybetti.


Söz konusu dönemde kara yolu trafik kazalarında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi.


Ölümlü, yaralanmalı kaza sayısı yüzde 8 azaldı


Türkiye’de 2025’te bir önceki yıla göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı yüzde 7,4, toplam kaza sayısı yüzde 7,3, ölümlü, yaralanmalı kaza sayısı yüzde 8, hasarlı kaza sayısı yüzde 7,1 ve yaralı sayısı yüzde 4,9 artarken ölü sayısı toplamda yüzde 5 azaldı.


İllere göre ölümlü, yaralanmalı kaza sayıları incelendiğinde, en fazla ölü sayısı 290 ile Ankara’da, en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 ile İstanbul’da görüldü. En az ölü sayısı 5 ve en az yaralı sayısı ise 294 ile Ardahan’da gerçekleşti.


Ölenlerin yüzde 50,7’si sürücüler


Kara yolu ağında geçen yıl gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin yüzde 50,7’sini sürücü, yüzde 29,3’ünü yolcu, yüzde 20’sini ise yayalar oluşturdu. Trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin yüzde 77,8’inin erkek, yüzde 22,2’sinin kadın, yaralananların ise yüzde 70’inin erkek, yüzde 30’unu kadın olduğu görüldü.


Türkiye’de ölümlü, yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 345 bin 489 kusura bakıldığında, kusurların yüzde 90,6’sının sürücü, yüzde 7,7’sinin yaya, yüzde 0,8’inin taşıt, yüzde 0,6’sının yolcu ve yüzde 0,3’ünün yol kaynaklı olduğu belirlendi.


Kusurlar alt başlıklara göre incelendiğinde “araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak”, toplam 345 bin 489 kusurun 114 bin 636’sını oluşturdu ve en sık görülen kusur oldu. “Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak” kusuru 52 bin 974 ile en sık görülen ikinci kusur olurken “arkadan çarpmak” 29 bin 735 kusur ile en sık görülen üçüncü kusur olarak kayıtlara geçti.


Ölümler kazanın oluş şekline göre incelendiğinde, ilk üç sırada 1190 ölüm ile yayaya çarpma, 1171 ölümle yoldan çıkma ve 1124 ölümle yandan çarpma yer aldı.


Kazaların yüzde 65’i gündüz


Kara yolu ağında meydana gelen 288 bin 321 ölümlü, yaralanmalı kazanın yüzde 65’i gündüz, yüzde 33,1’i gece ve yüzde 1,9’u alaca karanlıkta gerçekleşti.


Kaza ve sonuçları değerlendirildiğinde, ölümlü, yaralanmalı kazaların yüzde 50,1’i tek araçlı, yüzde 43’ü iki araçlı ve yüzde 6,9’u çok araçlı kazalardan oluştu.


Yaralanmaların ise yüzde 55’i iki araçlı, yüzde 37,4’ü tek araçlı ve yüzde 7,6’sı çok araçlı kazalarda meydana geldi. Ölümlü, yaralanmalı kazaların yüzde 54,3’ü iki araçlı, yüzde 39,6’sı tek araçlı ve yüzde 6,1’i ise çok araçlı kazalarda yaşandı.


Ölümlü, yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 484 bin 683 taşıtın yüzde 45,2’si otomobil, yüzde 31,3’ü motosiklet, yüzde 12,5’i kamyonet, yüzde 1,9’u minibüs, yüzde 1,9’u bisiklet, yüzde 8’i çekici, yüzde 1,5’i otobüs, yüzde 1,5’i kamyon, yüzde 0,9’u bilinmeyen, yüzde 0,6’sı elektrikli skuter, yüzde 0,6’sı traktör ve yüzde 0,4’ü ise özel amaçlı, iş makinesi, ambulans, tren, tramvay, at arabası taşıtlarından oluştu.


En çok kaza ağustosta, en az kaza şubatta


Türkiye’de geçen yıl en fazla ölümlü, yaralanmalı kazanın meydana geldiği ay yüzde 10,4 ile ağustos oldu. En az kaza ise yüzde 5,7 ile şubatta gerçekleşti.


Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü, yaralanmalı kazaların yüzde 15,1 ile en fazla cuma günü ve yüzde 13,6 ile en az pazar günü meydana geldiği görüldü.

Devamını Oku

ABD, hantavirüs vakası görülen gemiden vatandaşlarının tahliyesi için uçak gönderecek

ABD, hantavirüs vakası görülen gemiden vatandaşlarının tahliyesi için uçak gönderecek
0

BEĞENDİM

ABONE OL


​​​​​​​The Hill’in haberine göre, ABD, “MV Hondius” gemisindeki vatandaşlarının tahliyesi için harekete geçti.


Bu kapsamda, söz konusu geminin Tenerife’de demirlemesinin ardından, Dışişleri Bakanlığı ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) koordinasyonunda 17 vatandaşın tahliyesi için bir charter uçağı gönderileceği belirtildi.


Ayrıca sağlık ekibinin risk değerlendirmesinin ardından uçakla Nebraska eyaletine götürülecek yolcuların, federal hükümet tarafından finanse edilen bir karantina tesisi olan Nebraska Üniversitesi Tıp Merkezi Ulusal Karantina Birimi’ne nakledileceği kaydedildi.


“MV Hondius”un, 10 Mayıs Pazar günü Kanarya Adaları’nın Tenerife kentindeki limana ulaşması bekleniyor.


Hantavirüs


Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.


Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.


Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.


Yolcu gemisindeki hantavirüs vakalarının gelişimi


Arjantin’den 20 Mart’ta yola çıkan Hollanda bandıralı “MV Hondius” adlı yolcu gemisinde hantavirüsten dolayı 11 Nisan’da bir kişi ölmüş, 26 Nisan ve 2 Mayıs tarihlerindeki birer ölümle de toplam 3 kişi hayatını kaybetmişti.


Afrika’nın batısındaki Cabo Verde (Yeşil Burun Adaları) yönetimi, 3 Mayıs’ta geminin herhangi bir limanına yanaşmasına izin vermemiş, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de ölümler hakkında bilgi verip, gemide analizlerin başlatıldığını duyurmuştu.


DSÖ, 4 Mayıs’ta salgın riski olmadığını, hantavirüsün endişe edilecek bir durum olmadığını açıklamıştı.


İspanya hükümeti de 5 Mayıs’ta DSÖ ve diğer ülkelerle görüşmesinin ardından yolcuların tahliyesi için gemiyi kabul edeceğini bildirmişti.


Mevcut durumda 23 farklı ulustan 140’tan fazla yolcu ve mürettebatın bulunduğu gemi, İspanya’nın güneydoğusundaki Kanarya Adaları grubundan Tenerife’ye doğru yol alıyor.


Şimdiye kadar tespit edilen vakalardan sonra DSÖ, hantavirüsün “Andes” türünün insandan insana bulaşıcı olduğunu belirtmişti.

Devamını Oku

Türkiye 11 ülkeyle yapay zeka destekli robotik projeler için işbirliği yapacak

Türkiye 11 ülkeyle yapay zeka destekli robotik projeler için işbirliği yapacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL


TÜBİTAK’tan edinilen bilgiye göre söz konusu işbirliği “CONCERT Japan” platformunun açtığı çağrı üzerinden gerçekleşecek.


Platform, Avrupa ile Japonya arasındaki bilimsel ve teknolojik işbirliğini geliştirmek amacıyla bağımsız bir yapı olarak oluşturuldu. Bu kapsamda, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Japonya, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Macaristan, Polonya ve Slovakya’dan fonlayıcı kuruluşların katılımıyla “Gerçek Dünya Uygulamaları İçin Yapay Zeka Destekli Robotik” başlıklı ortak işbirliği çağrısı açıldı.


Çağrıyla, özellikle Avrupalı ve Japon araştırmacılar arasındaki uluslararası hareketliliğin teşvik edilmesi, sürdürülebilir ve çok taraflı araştırma işbirliği amaçlanıyor. Avrupa ve Japonya’daki araştırmacılar, gerçek dünyadaki dinamik, yapılandırılmamış ve insan merkezli ortamlarda çalışabilen, yapay zeka destekli, uyarlanabilir, otonom sistemler ve akıllı robotiklerin geliştirilmesi için işbirliği yapacak.


Projelerin 22 Temmuz’a kadar sunulması gerekiyor


Proje başvurularının uluslararası işbirliği içermesi ve interdisipliner yaklaşımlar kapsamında belirlenen alanda sunulması önem taşıyor.


Başvuruda bulunacak her proje konsorsiyumunun biri Japonya’dan ve ikisi çağrıya katılan iki Avrupa ülkesinden olmak üzere en az 3 uygun proje ortağından oluşması isteniyor.


Projeler için 22 Temmuz’a kadar başvurulabilecek.


Proje başına 145 bin avroya kadar destek


Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları, sektör ve büyüklüğüne bakılmaksızın firma düzeyinde katma değer yaratan ve ticaret sicil belgesi olan Türkiye’de yerleşik sermaye şirketlerince sunulacak projeler desteklenecek.


Proje süresi en fazla 36 ay olacak. Çağrının Türkiye ayağını TÜBİTAK koordine edecek. TÜBİTAK’tan talep edilen katkı, kurum hissesi ve proje teşvik ikramiyesi hariç, proje başına 145 bin avroyu, yürütücü kuruluş başına yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları için 100 bin avroyu, özel kuruluşlar için 145 bin avroyu aşamayacak.


Çağrı kapsamında kongre, konferans gibi yurt içi ve yurt dışı bilimsel toplantılara katılım için yapılacak seyahatlere en fazla 175 bin lira ve proje ortakları arasında çalışma ziyareti, network gibi faaliyetlere ilişkin seyahatlere de en fazla 300 bin lira olmak üzere yürütücü kuruluş başına toplam 475 bin liraya kadar ödenek istenebilecek.


Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100, büyük ölçekli özel kuruluşlar yüzde 60 ve KOBİ’ler yüzde 75 desteklenecek.


Başvuru sonuçlarının aralık ayında açıklanması planlanıyor.


Yapay zeka destekli robotik alanındaki hızlı gelişmelerin endüstriden hizmetlere kadar birçok alanda toplumu dönüştürmesi nedeniyle ortaya çıkacak projeler stratejik görülüyor.

Devamını Oku

Türkiye'de tuz tüketimi önerilen miktardan iki kat fazla

Türkiye'de tuz tüketimi önerilen miktardan iki kat fazla
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Türkiye’de kişi başı günlük tuz tüketimi 10,2 gram olarak hesaplanırken, DSÖ günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını öneriyor.


Kan basıncını yükselterek kalp ve damar hastalıkları riskini artıran aşırı tuz tüketimi, dünya genelinde önde gelen ölüm nedenleri arasında yer alan birçok sağlık sorununa da zemin hazırlıyor.


Vücutta kan basıncının düzenlenmesi, asit-baz dengesinin sağlanması ve sinir-kas sisteminde uyarıların iletilmesinde önemli rol oynayan tuz, antiseptik özelliği sayesinde gıdaların bozulmasına neden olabilecek bakterilerin üremesini de kontrol altında tutuyor.


Tuz, yemeklere lezzet katmasının yanı sıra geçmişten bu yana geleneksel mutfakta ve gıda endüstrisinde çeşitli ürünlerin korunması ve saklanması amacıyla da kullanılıyor.


Ancak günlük tüketim miktarının artması, tuzu insan sağlığını olumsuz etkileyen önemli bir halk sağlığı sorununa dönüştürüyor.


Uzmanlar, günlük tuz tüketiminin sınırlandırılmasının kan basıncının düşürülmesi ile inme, kalp-damar ve böbrek hastalıkları riskinin azaltılmasında en etkili yöntemlerden biri olduğuna dikkati çekiyor.


“Daha az tuz alımı kalp damar hastalıklarını azaltıyor”


Günde 5 gramdan daha az tuz alımı inme riskini yüzde 23, kalp damar hastalıkları hızını yüzde 17 azaltıyor.


Pek çok Avrupa ülkesinde günlük tuz tüketimi 8-11 gram arasında değişiyor ancak DSÖ günlük tüketimin 5 gramın altında tutulmasını öneriyor.


Tuz tüketiminin önerilen miktarın iki katı olduğu Türkiye’de, “Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı” kapsamında çalışmalar devam ediyor.


Türkiye’de tuz, yer altı kaynakları ile deniz, göl ve kaya tuzu kaynaklarından elde ediliyor. İşlenmiş tuz, rafine edilmeden veya yıkanmadan piyasaya sunulamıyor. Ürünler, kullanım amacına göre “sofra tuzu”, “sofrada öğütme tuz”, “iri salamura tuz” ve “gıda sanayi tuzu” olarak adlandırılıyor.


Piyasada farklı isimlerle satışa sunulan tuz çeşitlerinden herhangi birinin sağlık açısından ekstra etkisinin olduğuna ilişkin bilimsel veri bulunmuyor.


Aşırı tuz tüketimi sağlık sorunlarına yol açıyor


Aşırı tuz tüketimi, çocuk, erişkin ve yaşlılarda birçok sağlık sorunu ile ilişkilendiriliyor.


Bakanlık Tuz Bilim Kurulunun da katkısıyla kişi başı günlük tuz tüketimini azaltmak için çok yönlü çalışmalar sürdürülüyor.


Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı ile işbirliği içinde ekmek, salça, peynir gibi birçok üründe Türk Gıda Kodeksi Tebliğlerinde düzenlemeler yapılarak tuz miktarları azaltıldı.


Türk Gıda Kodeksi Tuz Tebliği uyarınca, tuz paketlerinin üzerinde “Tuzu Azaltın, Sağlığınızı Koruyun” ibaresi zorunlu tutuldu.


Okul kantinlerinde satışa sunulan besinler için Bilim Kurulu, tuz miktarına yönelik kriterler geliştirildi. 27714 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan genelge ile kamu kurumlarının kafeteryalarından ve yemekhanelerinden tuzluklar kaldırıldı.


Bakanlıkça, Dünya Tuza Dikkat Haftası boyunca tuz azaltma, aşırı tuz tüketiminin sağlık üzerine etkileri konusunda toplumda farkındalık oluşturmak için çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Devamını Oku

Altın fiyatları haftaya nasıl başladı? İşte rakamlar…

Altın fiyatları haftaya nasıl başladı? İşte rakamlar…
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Cuma günü ons fiyatındaki azalışa paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,1 değer kaybıyla 6 bin 708 liradan tamamladı.


Güne düşüşle başlayan gram altın, saat 09.40 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,4 azalışla 6 bin 676 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 960 liradan, cumhuriyet altını 43 bin 750 liradan satılıyor.


Altının onsu, önceki kapanışının yüzde 0,4 altında 4 bin 595 dolardan işlem görüyor.


Enflasyonist baskıların devam edeceğine ilişkin endişelerin ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasıyla ilgili belirsizliklere neden olması, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.


Analistler, bugün yurt içinde enflasyonun, yurt dışında ise ABD’de fabrika ve dayanıklı mal siparişlerinin, Avro Bölgesi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini söyledi.


AA Finans’ın nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketine katılan ekonomistler, nisanda Tüketici Fiyat Endeksi’nin aylık bazda yüzde 3,19 artacağını tahmin etti.

Devamını Oku