Last Updated on Ekim 5, 2025 by CNNTURK

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan,Hamas‘ın ABD Başkanı Donald Trump‘ın Gazze ateşkes planına verdiği yanıtı ve bu yanıtın arka planındaki dinamikleri AA Analiz için kaleme aldı.
Hamas, 3 Ekim 2025 Cuma gününün son saatlerinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planını kabul ettiğini açıkladı.Hamastarafından yapılan açıklamada “Gazze Şeridi’ndeki soykırımın sona erdirilmesi, esir takasının yapılması, yardımların derhal ulaştırılması, bölgenin işgalinin ve Filistin halkının buradan göç ettirilmesinin reddedilmesi çağrılarının” takdirle karşılandığı belirtildi. Ayrıca, yapılan açıklamada Gazze’nin yönetiminin “Filistin ulusal mutabakatına dayalı, Arap ve İslam desteğine sahip Filistinli bağımsızlardan (teknokratlardan) oluşan bir kurula devredilmesine” onay verildiği de yer aldı.
Trump,Hamas’ın “Gazze Şeridi’ndeki kararlı halkımıza karşı yürütülen saldırganlık ve soykırımın sona erdirilmesi arzusuyla” diye başlayan açıklamasını olduğu gibi sosyal medya hesabında paylaşırken ABD Başkan Yardımcısı James David Vance aynı mesajı “Başkanımız ve tüm ekibimizle gurur duyuyoruz. Barış için dua edin!” notuyla paylaştı.

Trump yönetimi bir anlamda derin bir nefes almış gibi duruyor. Zira, Trump’ın temel amaçlarından biriHamas’ı “o ya da bu şekilde” ikna etmekse diğer amacının da İsrail’i durdurmak olduğu açıktı. Bu nedenle Trump yaptığı açıklamada,Hamas’ın olumlu yanıtını hatırlatarak “İsrail, rehineleri güvenli ve hızlı bir şekilde kurtarabilmemiz için Gazze’ye yönelik bombalamayı derhal durdurmalı” ifadelerini kullandı. Bununla da yetinmeyen Trump, bir dakikalık videolu mesaj paylaşarak süreçte rol oynayan devletlere teşekkür etti ve “Herkes adil muamele görecek” dedi.
Nitekim, 4 Ekim Cumartesi günü öğleden önce İsrail’in Gazze kentindeki saldırılarını “askıya aldığı” açıklandı. Ancak İsrail cenahının gelişmelerden pek de memnun olmadığı ve hatta ülkedeki bazı çevrelerin Trump’ı hedef aldığı görülüyor.
Anlaşılan İsrailliler,Hamas’ın Trump’ın ateşkes planına ve esir takasına yanaşmayacağı ve bu tutumun Gazze Şeridi’ni bütünüyle işgal etme konusunda kendilerine “meşruiyet” sağlayacağı varsayımıyla hareket ediyorlardı. Zaten Netanyahu yönetimindeki İsrail’in 9 Eylül’deHamas’ın Doha’daki siyasi bürosuna yaptığı saldırının temel amacı daHamas’ın diplomatik hareket alanını daraltmaktı. Zira İsrail,Hamas’ın siyasi kanadının da en az askeri kanadı kadar güçlü olduğunu biliyor. Trump ise deklare ettiği amaçları gerçekleştirmek için bütün aktörleri doğrudan ya da dolaylı sürece dahil etmeye çalışıyor.
Hamas12 Mayıs’ta ABD-İsrail çifte vatandaşı Edan Alexander’ı serbest bıraktığında Trump bunu “bu acımasız savaşa son verme ve tüm yaşayan rehineleri ve naaşları sevdiklerine iade etme çabalarına karşı iyi niyetle atılmış bir adım” olarak nitelemişti. Bir bütün olarak bakıldığındaHamas’ın diplomasiye kapı aralayan bu hamlesini daha iyi anlamak için arkasındaki nedenlere göz atmak gerekiyor.

Hamasneden müzakereye “evet” dedi?
ÖncelikleHamas, bu planı koşulsuz reddetmesi durumunda Gazze’deki ateşkes fırsatının belki aylarca dönmemek üzere kaçırılacağını biliyordu. Bölgede katliamın ve kıtlığın tahammül sınırlarını çoktan aştığı dikkate alınırsa ateşkes fırsatını elinin tersiyle itmekHamasiçin olumsuz sonuçlar doğurabilirdi.
İkinci olarakHamas’ın Trump yönetimindeki ABD ile doğrudan ya da dolaylı bir müzakere kapısını kapatması taktiksel olarak makul bir hamle olmazdı. Genel anlamda ABD’nin Filistin ve Gazze politikasının açık şekilde İsrail yanlısı olduğu bilinse de Trump selefi Joe Biden’a nispetle görece daha şeffaf bir süreç yürütmekten yana görünüyor. Trump’ın daha öncelikli gördüğü bazı dosyalara eğilmek için Gazze’deki çatışmayı süratle durdurmak istediği de biliniyor. Böylesi müzakereye açık bir ortamdaHamas’ın tüm inisiyatifi İsrail’e terk ederek sürecin tamamen dışında kalmasının Gazze’ye olumlu yansımayacağı aşikardı.
Hamas’ın (şartlı) olumlu yanıtının arkasındaki üçüncü nedense bölge ülkelerinin açık şekilde müzakereden yana bir tutum takınması oldu. Nitekim Türkiye, Mısır, Katar ve Ürdün gibi bölge ülkeleriHamas’ın görüşmelere zemin hazırlayacağını ve akan kanı durduracağını söyledikleri yanıtını olumlu bir adım olarak tanımladılar.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 4 Eylül’de yaptığı açıklamadaHamas’ın barış planına verdiği cevabı memnuniyetle karşıladıklarını veHamas’ın daha önce defalarca yaptığı gibi barışa hazır olduğunu gösterdiğini söyledi. Ayrıca Erdoğan, “Böylece bölgemizde kalıcı barış için bir fırsat penceresi aralandı” ifadelerini kullandı.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus bulunuyor. Trump 29 Eylül 2025’te ateşkes planını açıkladığında bölge ülkelerinin hiçbiri planın ayrıntısına girmemiş ve ilkesel pozisyonlarını paylaşmakla yetinmişti. Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından Katar, Türkiye, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır’ın ortak bildiri olarak yayımladığı metinde “tüm tarafların güvenliğini garanti altına alan bir güvenlik mekanizması” inşa etme ve “uluslararası hukuka uygun şekilde Gazze’nin Batı Şeria ile bütünleşerek bir Filistin devleti oluşturulması” anlamına gelen iki devletli çözüm temelinde “adil bir barış” vurgusu dile getirilmişti.
Dolayısıyla, bu devletlerinHamas’a plandaki müzakereye açık yönleri işaret ederek diplomasiye yönelmesi telkininde bulunduğu anlaşılıyor. Zaten açıklamalarına bakıldığındaHamas’ın plandaki olumsuz boyutların farkında olduğu ancak olumlu boyutları da ıskalamadığı anlaşılıyor. Peki,Hamasburadan nereye varmak istiyor?

Hamas’ın hesabı ne?
Esasen Trump’ın planıHamasaçısından bütünüyle olumsuz bir tablo içermiyor. Nitekim,Hamas’ın esir takasını bir pazarlık aracı olarak gördüğü ve bu esirleri kalıcı ateşkes için gerekli koşulların oluşması durumunda salıvermek üzere tuttuğu bir sır değil. Başından itibarenHamasaçısından bunun gerek koşulu, İsrail saldırılarının tekrar başlamamak üzere sona ermesiydi.
Gazze’yi yönetmek üzere kurulacak teknokrat hükümet için de aynı şey geçerli.HamasŞubat 2025’te ve takip eden aylarda belirli koşullar çerçevesinde Gazze’nin yönetimini bu tarz bir hükümete devredebileceğini belirtmişti. Zaten 3 Ekim’de Trump’ın planına verdiği yanıtta da hareketin bu husustaki tutarlı tavrına işaret edildi.
Diğer yandanHamas’ın yanıtında altı çizilmesi gereken satırlarından biri şudur: “Bu bağlamda hareket, söz konusu anlaşmanın ayrıntılarını görüşmek üzere arabulucular vasıtasıyla derhal müzakerelere başlamaya hazır olduğunu vurgulamaktadır.”
Hamas’a göre bu görüşmeler, Filistin’in ulusal duruşuna ve ilgili uluslararası yasa ve kararlara dayanmalıdır. Diğer bir ifadeyle konular kapsamlı bir Filistin ulusal çerçevesi içinde ele alınacak veHamastüm sorumluluğuyla sürece katkıda bulunacaktır. Yani aslında bu noktadan itibarenHamas’ın farklı bir formatta da olsa Filistin davası konusunda daha etkili olacağı bir zemin oluşabilir. Bu, süreç içinde gerekHamas’ın gerekse de Ramallah yönetiminin atacağı adımlara bağlı olacaktır.
Şu an için kritik önemde olsan husus Gazze’de ateşkes ivedilikle sağlandıktan sonra planda öngörülen diğer aşamaların pürüzsüz ilerleyemeyeceği dikkate alınarak İsrail’in yeniden saldırılarına başlamasını engellemektir. Bu ancak bölge devletlerinin kendi aralarında ve ABD ile temaslarıyla mümkün olabilir.Hamasmüzakereden yana olduğunu göstererek bu temasları mümkün hale getirdi.
Kaldı kiHamas’ın 7 Ekim ve sonrasındaki temel amacı Gazze’yi ve genel anlamda Filistin davasını yeniden bölgeselleştirmekti. Bunun yalnızca askeri yöntemlerle gerçekleştirilemeyeceğini bilenHamas, Trump’ın planını peşinen kabul etmeden müzakereye hazır olduğu mesajını vererek önemli bir diplomatik manevra yapmış oldu. Bu noktada,Hamas’ın plana yeşil ışık yakmasının arkasındaki temel nedenin de bu olduğu anlaşılıyor.
1
SON DAKİKA HABERİ: İran Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı – CNN TÜRK Son Haberler
1055 kez okundu
2
Zihni uyandırmak: Nawāl al-Saʿdāwī ile eğitim, isyan ve umut
363 kez okundu
3
Yaren Leylek 15. kez Adem Amcanın kayığına kondu – Günün Haberleri CNN Türk | Video
204 kez okundu
4
Beyoğlu Belediyesi Başkanvekili seçimini CHP’nin adayı Karaahmetoğlu kazandı: Beni burada gördüğünüz her gün demokrasinin utancını hep beraber yaşayacağız
181 kez okundu