Last Updated on Nisan 30, 2026 by TRT HABER
İran’daki savaş dokuzuncu haftasına girerken, dünyanın en kritik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği neredeyse tamamen durma noktasına geldi. Savaş öncesinde ayda ortalama 3 bin geminin geçtiği boğazdan, Mart ayı boyunca sadece 154 geminin geçiş yapabildiği bildirildi. Küresel petrol ticaretinin beşte birinin gerçekleştiği bu hattaki tıkanma, özellikle Asya pazarlarında ciddi yakıt kıtlığına ve tedarik zincirinde kırılmaya yol açıyor.
Denizcilik veri analiz firması Kpler’in verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki trafik son iki ayda savaş öncesi ortalamanın sadece yüzde 5’i seviyesinde seyretti. Bölgedeki risklerin artmasıyla birlikte pek çok uluslararası nakliye operatörü rotasını tamamen değiştirirken, Basra Körfezi’nde kalan yaklaşık 800 geminin büyük kısmını bölge ülkelerine ait yerel araçlar oluşturuyor. Dünyanın en dar su yollarından biri olan boğaz, stratejik konumu nedeniyle İran tarafından bir baskı unsuru olarak kullanılıyor. Tahran yönetimi, uluslararası denizcilik koridorlarını “tehlikeli bölge” ilan ederek trafiği kendi karasularına ve denetim noktalarına yönlendiriyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen resmi rotaların terk edildiğini ve gemilerin artık İran kıyı şeridini izlemeye zorlandığını duyurdu. Bu yeni düzenleme, İran donanmasının tüm geçişleri denetlemesine ve bazı gemilerden transit ücreti almasına olanak tanıyor. ABD ise İran’ın bu hamlelerine karşılık 13 Nisan’da karşı abluka başlatarak İran limanlarına giriş çıkış yapan gemileri geri çevirmeye başladı. Ancak son veriler, bölgeden geçebilen az sayıdaki geminin ABD ablukasına rağmen İran limanlarından yükleme yaptığını ve Tahran’ın belirlediği rotaları kullandığını gösteriyor.
Bu lojistik krizin faturası ise en ağır şekilde enerji ithalatçısı Asya ülkelerine kesiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi dev üreticiler sevkıyat güvenliği nedeniyle üretimi kısmak zorunda kalırken; Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler Orta Doğu petrolüne erişimde büyük güçlük yaşıyor. Analistler, durumun uzaması halinde kaybedilen petrol miktarının başka hiçbir bölgeden ikame edilemeyeceği ve bunun küresel ekonomide telafisi imkansız bir yük oluşturacağı konusunda uyarıyor.
1
Aston Martin, çalışanlarının yüzde 20’sini işten çıkaracak
520 kez okundu
3
Max Weber: 21. yüzyıl için harika bir sosyolog
182 kez okundu
5
Hong Kong Üniversiteleri Woo Harvard Uluslararası Öğrencileri Trump tarafından Hedeflenen
149 kez okundu