Last Updated on Temmuz 12, 2026 by EDİTÖR
Kimileri onları “deli” olarak nitelendirirken, özellikle çocuklar gözünde adeta birer “Spider-Man”e dönüşüyorlar. Diyarbakır Çınarlı Kanevi kardeşler, dayılarının yönlendirmesiyle iple erişim teknisyeni olarak bu mesleğe adım attı. Yılın yaklaşık 4 ayını Diyarbakır’da, geri kalanını ise İstanbul’da geçiren Kanevir kardeşler, yüksek binaların dış cephelerinde cam temizliği, boya ve tadilat gibi teknik işleri yapıyor. Diyarbakır’da genellikle 20-22 katlı binalarda çalışan ekip, İstanbul’da ise 80 kata kadar çıkan gökdelenlerde çalışıyor.
7 yıldır bu mesleği yapan Mustafa Kanevi(29), işlerinin dışarıdan tehlikeli göründüğünü ancak gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldıklarını belirterek şunları söyledi:“Bizim işimiz dağcılık olarak geçiyor, yani iple erişim teknisyeniyiz. Yüksek binaların dış cephelerinde cam, boya ve tadilat işleri yapıyoruz. Dışarıdan bakıldığında tehlikeli gibi görünse de biz tüm önlemlerimizi alıyoruz. İşimizi severek yapıyoruz. İstanbul’da başladık, dayımızın yanında öğrendik. İşlerimizi bitirdikten sonra Diyarbakır’a dönüyor, burada da birkaç ay çalışıp tekrar İstanbul’a gidiyoruz. İnsanlar bizi görünce nasıl yaptığımızı soruyor. Çocuklar ise ‘Spider-Man abi geldi’ diyerek bizi izliyor. Bu da işimizin eğlenceli taraflarından biri.

Mesleğin fiziksel olarak da zorlayıcı olduğunu belirten Mustafa Kanevi, ekipmanların yaklaşık 15 kiloya ulaştığını ve bunun ciddi bir efor gerektirdiğini ifade etti.
Kardeşlerden Servet Kanevi(26) ise bu mesleğe bir yıl önce başladığını belirterek eğitim sürecine dikkat çekti. Kanevi, “Bu işi yapabilmek için özel eğitimlerden geçmek gerekiyor. Parkurlu eğitimlerin ardından sınava giriyoruz. Başarılı olanlara uluslararası geçerliliği olan IRATA (İple Erişim Teknisyenliği) belgesi veriliyor. Bu belgeyi almak için İstanbul ya da İzmir’de sınavlara giriyoruz. Eğitim sürecinde yurtdışından gelen eğitmenler de oluyor” diye ifade etti.

İlk deneyiminde büyük bir korku yaşadığını anlatan Servet Kanevi, zamanla alıştığını dile getirerek şöyle konuştu: “İlk kez 50 kat aşağı indiğimde çok korktum, ellerim ayaklarım titredi. Ama zamanla alışıyorsunuz. İnsanlar dışarıdan baktığında çok riskli görüyor ve bu yüzden bu mesleği pek tercih etmiyor. Hatta ‘Siz deli misiniz bu işi yapıyorsunuz’ deyinler oluyor. Oysa gerekli önlemler alındığında risk kalmıyor.”

Hava koşullarının işlerini doğrudan etkilediğini belirten Servet Kanevi, özellikle rüzgar ve yağışlı havalarda çalışmadıklarını şu sözlerle ifade etti: “Sıcak havalarda güneşin açısına göre konum alıyoruz, genelde gölgede çalışıyoruz. Yağmur, rüzgar ve fırtınalı havalarda ise kesinlikle çalışmıyoruz. Çünkü bu durumlar ciddi tehlike oluşturuyor.”

Servet Kanevi, mesleğin zorluklarına rağmen kazancının iyi olduğunu ve geçimlerini bu iş sayesinde sağladıklarını ifade ederken, “Yükseklik korkusu nedeniyle bu meslek herkes tarafından tercih edilmiyor” sözlerini ekledi.

1
Yasa dışı bahis soruşturmasında iddianame tamamlandı
181 kez okundu
2
Amedspor – Keçiörengücü maçının biletleri satışta
162 kez okundu
3
Siirt'te ağır yaralanan motosiklet sürücüsü can verdi
132 kez okundu
4
Diyarbakır’da iki uzman çavuş tutuklandı: İşte nedeni
132 kez okundu
5
Amedspor’a Kürtçe slogandan ikinci ceza
124 kez okundu