DOLAR 44,3548 0.1%
EURO 51,4549 -0.1%
ALTIN 6.307,700,49
BITCOIN 31509451.7529399999999999%
İstanbul
12°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

22. Gençlik Yaz Kampı – Sanat Atölyeleri üzerine katılımcıların değerlendirmesi – Evrensel
  • GeoNews
  • Kültür-Sanat
  • 22. Gençlik Yaz Kampı – Sanat Atölyeleri üzerine katılımcıların değerlendirmesi – Evrensel

22. Gençlik Yaz Kampı – Sanat Atölyeleri üzerine katılımcıların değerlendirmesi – Evrensel

ABONE OL
Ekim 22, 2025 08:55
22. Gençlik Yaz Kampı – Sanat Atölyeleri üzerine katılımcıların değerlendirmesi – Evrensel
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Last Updated on Ekim 22, 2025 by EDİTÖR

Sanat Fabrika

Şişli

22. Gençlik Yaz Kampı bizlere sadece şarkı söylemeyi, dans etmeyi ya da tiyatro oynamayı öğretmedi; aynı zamanda başka bir dünyanın, başka bir sanat anlayışının mümkün olduğunu gösterdi. Katılımcıların sözleri, bu deneyimin coşkusunu ve kolektif ruhunu en iyi şekilde yansıtıyor.

Katılımcılar ne diyor?

“İfadenin aracı olarak sanatın bizi topladığı bu yerde hepimiz nasıl ses çıkaracağımızı öğrendik. Ritimleri ezberledik ve en önemlisi birbirimizin sesini tanıdık. Daha çok sese ulaşmak dileğiyle… Seneye gerçekleşecek atölye için şimdiden çok heyecanlıyım!”

“Bu süreçte şarkı söylemek bana hem büyük bir mutluluk hem de aidiyet duygusu hissettirdi. Birlikte aynı ritimde nefes almak, seslerin uyum içinde birleştiğini duymak çok özel bir deneyimdi. Kendi sesimin tek başına çıkardığından daha güçlü ve anlamlı hale geldiğini fark ettim. Birlikte geçirdiğimiz her dakikada yeni bir şey kazandım. Çok kıymetli bir haftaydı, umarım seneye de birbirimizin sesine ses olur, bol bol eğleniriz.”

“Sanat yapmanın her geçen gün zorlaştığı bir dönemde gençlerin kendilerine böyle bir alan açabilmesi, biz sanat atölyeleri katılımcıları adına geleceğe dair umut verici oldu. Her alandan öğrencilerin katılabildiği, dayanışma içinde müzik yapabildiği ve güvenle eğlenebildiği bir ortamda bulunmak çok değerliydi. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz, gelecek senelerde de görüşmek dileğiyle.”

“Sadece kendi atölyelerimiz dışında diğer sanat atölyeleriyle de ortak işler provalar yaptık. Bedenimizi nasıl kullanacağımızı, sanatçıların rutini olan esneme çalışmalarını, her gün yaptıklarını ve aslında sanatın da ders çalışmak gibi emek gerektiren zor bir şey olduğunu anlama fırsatım oldu.”

“Benim için özgürce sanatımı icra edebildiğim hem provada hem de sahnede çok eğlendiğim, güzel insanlarla tanıştığım, çok değerli bir hafta oldu.”

“Her anından keyif aldığım bir atölye oldu. Birlikte daha çok vakit geçirmek istediğim, bitmesini hiç istemediğim bir kamp süreci geçirdim. Herkes ayrı ayrı çok güzeldi, beraber çok güzeldik. Bunların daim olduğu bir geleceğin umuduyla şarkılarımızı sahneledik.”

“Bu atölyede, bir an bile olsa, günlük yaşamımdan ve problemlerimden uzaklaşma şansı bulabilmem benim için çok değerliydi. Yürütücülerimiz ile yaptığımız mini atölyelerle tiyatroya güzel bir başlangıç zemini oluşturduğumu düşünüyorum.”

“Atölye çok eğlenceli ve güzeldi, şahsen çok eğlendim. Arkadaşlarıma burada öğrendiğim her şeyi anlatacağım. Önümüzdeki sene de sanat atölyelerini görmeyi çok isterim.”

Sanat bir lüks haline geldi

“Maddi durumumuz sanatla ilgilenmek için hiç uygun değil, kampa bile çok zor geldim. Sanat atölyelerinin olduğunu bilmiyordum ve burada en heyecanlandığım şey bu oldu. Sanatla ilgilenen insanlara hep saygı duydum, ama benim yapabileceğim bir şey olmadığını düşündüm; kendime hiç hak görmedim. Burada şarkı söylerken hocamız bize ‘başka bir sanat anlayışı ve herkesin sanata ulaşabilmesi mücadelemizle mümkün’ demişti. Neyi kastettiğini artık anlayabiliyorum. Hayatımda ilk defa ben, ki utangaçlığımla bilinirim, başka insanlarla şarkı söyledim. Sarılma oyununda ve koro egzersizlerinde hiç korkmadan, çekinmeden arkadaşlarıma güvenip sarıldım. Onlarla güldüm ve şarkılar söyledim. Kampa, hocama ve korodaki arkadaşlarıma teşekkür ederim. Keşke kendi şehirlerimizde de sanat bu kadar ulaşılabilir olsa.”

“Bugün sanata erişmek, özellikle gençler için, çoğu zaman yalnızca parası olanların sahip olabileceği bir ayrıcalığa dönüşmüş durumda. Ders almak, bir enstrüman edinmek, bale ya da tiyatro eğitimi görmek, kimi zaman konserlere gitmek bile milyonlarca lira harcamayı gerektiriyor. Bu koşullar, sanatı geniş halk kesimlerinin yaşamından koparıyor ve onu ancak ayrıcalıklı bir azınlığın erişimine hapsediyor.

Gençlik Yaz Kampı ise tam da bu noktada büyük bir anlam taşıyor. Bu kamp sayesinde koro, heykel, tiyatro, kukla, bale gibi farklı disiplinlerde sanat atölyelerine ücretsiz ve erişilebilir bir şekilde katılabildik. Alanında uzman hocalardan öğrendik; ancak alışık olduğumuz hiyerarşik, yukarıdan dayatmacı bir anlayışla değil, eşitlikçi, katılımcı ve kolektif bir yaklaşımla. Burada sanat, usta-çırak ilişkisine sıkışmadı. Sahneye çıkarken kararları birlikte aldık, birbirimizden öğrendiklerimizi kamp sonunda birlikte sahneye taşıdık.

Konserlerden dansa, tiyatro gösterilerinden kukla performanslarına kadar her üretimimiz ortak emeğimiz ve kolektif tartışmalarımızla şekillendi. Bu bize, sanatın yalnızca bir ‘bilgi aktarımı’ değil, hepimizin katılımıyla birlikte kurduğumuz bir süreç olduğunu gösterdi. Sanat, yalnızca bir ayrıcalık olmadığında, gerçek anlamda toplumsallaşabiliyor. Bu kamp, sanatın kolektif emek ve dayanışmayla üretilebileceğini; gençlerin kendi sözleri, kendi yaratıcılıklarıyla bu sürecin öznesi olabileceğini kanıtladı.”

(Genç Hayat)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP