DOLAR 46,6600 0.12%
EURO 53,1528 0.09%
ALTIN 6.130,131,67
BITCOIN 27962810.50597000000000003%
İstanbul
27°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Sanatçı Cem Gönül: “Eserlerimdeki figürlerin ve renklerin yan yana gelişinde hep aynı ortak titreşim var: Sevgi.” | Vogue Türkiye
  • GeoNews
  • Kültür-Sanat
  • Sanatçı Cem Gönül: “Eserlerimdeki figürlerin ve renklerin yan yana gelişinde hep aynı ortak titreşim var: Sevgi.” | Vogue Türkiye

Sanatçı Cem Gönül: “Eserlerimdeki figürlerin ve renklerin yan yana gelişinde hep aynı ortak titreşim var: Sevgi.” | Vogue Türkiye

ABONE OL
Aralık 13, 2025 09:33
Sanatçı Cem Gönül: “Eserlerimdeki figürlerin ve renklerin yan yana gelişinde hep aynı ortak titreşim var: Sevgi.” | Vogue Türkiye
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Last Updated on Aralık 13, 2025 by EDİTÖR

Sanatçı Cem Gönül ile geçtiğimiz yaz Sevil Dolmacı Gallery’nin Bodrum Ruins Hotel’de gerçekleşen Golden Hour sergisinde tanışmıştım. O karma sergide, yerli ve yabancı önemli sanatçılarla birlikte yer alan Gönül’ün aradan neredeyse bir sene geçtikten sonra bu kez solo sergisiyle Villa Ipranosyan’ın görkemli atmosferinde sanatseverlerin karşısına çıkması oldukça heyecan verici. Zira Gönül 1993 doğumlu bir “genç sanatçı”.

Endüstriyel Ürün Tasarımı bölümünü okuduktan sonra üç yıl boyunca merhum sanatçı Haluk Akakçe’nin solo asistanlığını yapan Cem’in işlerinde capcanlı renkler ve harikalar diyarından gelmiş gibi görünen figürler daha ilk bakışta sizi resmin içine çekiyor ve tıpkı Sevil Dolmacı İstanbul’da devam eden sergisinin adı gibi iyimser bir hisse kapılmanıza sebep oluyor: Love is all around! (Aşk her yerde.)

Fotoğraf: Dilan Saray. Eser: FunBun, 2025, 200x200cm

2017 yılında Haliç Üniversitesi Endüstriyel Ürün Tasarımı bölümünden mezun oluyorsun. Resme olan ilgin ve tamamen buna yönelişin ne zaman ve nasıl başladı? Bir kırılma noktası var mı hayatında bununla ilgili?

Aslında çocukluğumdan beri renklere ve doğadaki detaylara karşı özel bir ilgim var. Mükemmellik takıntım ve tasarıma olan ilgim sebebiyle üniversitede Endüstriyel Ürün Tasarımı bölümünü tercih ettim. Seneler içinde eskizlerimi tasarım disiplininden bağımsız düşünmeye başladığım noktada resme yöneldim. Bu süreç, kendi iç dünyamda uzun süredir süregelen bir arayışın da dışa vurumu oldu.

Üniversite sonrası üç yıl boyunca Haluk Akakçe’nin kişisel asistanı olarak çalışmanın sana katkıları neler oldu? Akakçe’nin üzücü kaybı sanatını ve sanat hayatını nasıl etkiledi?

Hocamla geçirdiğim süre benim için bir okul gibiydi. Üç yıl boyunca onun vizyonunu, hayata ve sanata bakışını çok yakından gözlemleme şansı buldum. Kendi fantastik dünyasında çok yönlü bir insandı, hayatı kavrayış biçimiyle bana büyük ilham verdi. Onun kaybı benim için derin bir boşluk oluşturdu ama aynı zamanda rockstar ruhu ve kendine özgü karakteriyle kendi yolumda daha cesur olmam konusunda bana ışık oldu ve olmaya devam ediyor.

Let’s Go Mess Around Like We Used To, 2025, 140x100cm

Sevil Dolmacı İstanbul’da Love is All Around sergin devam ediyor. Bu serginin kavramsal çerçevesini nasıl kurdun, ismi nereden geliyor?

Love is All Around aslında bir hatırlatma. Zor zamanlarda bile etrafımızı kuşatan, görünmez ama hissedilebilir bir enerji olduğuna inanıyorum: Sevgi. Sergi, izleyiciyi o enerjiyi fark etmeye ve hissetmeye davet ediyor. Sergimdeki bu yaklaşım, figürlerin ve renklerin yalnızca hikâye anlatmakla kalmayıp izleyiciye doğrudan bir duygusal deneyim sunduğu bir süreç.

Sergide yer alan eserleri buna göre yeni mi ürettin yoksa var olan eserlerini konsepte göre mi düzenlediniz?

Eserlerimin neredeyse tamamını bu sergi için ürettim. Kurduğum tema ve konsept altında sevginin verdiği enerji ve hisse odaklandım. Figürlerin ve renklerin yan yana gelişinde, geometrinin sessizliğinde hep aynı ortak titreşim var: Sevgi.

Bu sergideki eserlerinde de ve genel olarak diğer işlerinde de çok belirgin bir renk kullanımın var. Eserlerinde renklerin rolünü nasıl tanımlıyorsun?

Renk benim için sadece görsel bir tercih değil; duyguların dili. Eserlerimde izleyici ile kurduğum bağın en doğrudan yolu renkler. Onlarla bir atmosfer yaratıyor, figürlerimi sonrasında yerleştiriyorum.

In My Heart It Was So Real, 2025, 120x80cm

Peki ya figürler? Hayali bir alemde yaşayan mutlu yaratıklar gibiler… Onlar hakkında ne söyleyebilirsin?

Evet, figürlerim genellikle hayali varlıklar. Bilinçaltımdan çıkan, etkilendiğim duygu durumlarından biraz masalsı, biraz da insanın saf tarafını temsil eden karakterler. Ne tamamen insan ne tamamen yaratıklar. Belki de içimizde unuttuğumuz fantastik tarafımızdır.

Bir resmi yaratma sürecin nasıl ilerliyor? Belli ritüellerin ya da alışkanlıkların var mı?

Çok katı bir ritüelim yok ama genellikle uzun süre işlerime bakıyorum, çok fazla eskiz yapıp denemeler yapıyor, sonra tuvale başlıyorum. Sessizliği ve gece çalışmayı tercih ediyorum; böylelikle kendimi dış dünyadan koparıp tamamen üretime odaklanabiliyorum. Bazen arkadaşlarım ve ailemden çok figürlerimle vakit geçiriyorum.

Sence İstanbul sanatını nasıl etkiliyor?

İstanbul sürekli değişen, kaotik ama bir o kadar ilham verici bir şehir. Yaşamak bazen yorucu ama inanılmaz bir beslenme kaynağı. Renkleri, sesleri ve kültürel çeşitliliği beni çok etkiliyor ve tüm bunlar üretimime yansıyor.

Dijital sanatla ilgileniyor musun, yoksa geleneksel yöntemlere mi sadıksın?

Dijital imkânları özellikle yeni nesil izleyiciyle bağ kurmak açısından önemsiyorum. Ama tuval ve boya ile kurduğum fiziksel ilişki benim için çok özel. Geleneksel yöntemleri asla bırakmam; ileride hibrit denemeler yapabilirim.

Cem Gönül

Atölyen Loft9 adını verdiğiniz bir mekânda bulunuyor. Buranın hikayesini de merak ediyorum. Nasıl kuruldu Loft9 ve nasıl bir yer olmasını istiyorsunuz?

Loft9’u ilk koleksiyonerim ve arkadaşım Can Topçuoğlu ile kurduk. İki farklı space’ten oluşuyor. Can klasik motosikletlerle ilgileniyor ve onları restore edip günümüze kazandırıyor. Amacımız sadece bir çalışma alanı değil, aynı zamanda üretim ve paylaşım ortamı yaratmaktı ve bunu başardık diyebilirim. Hala gelişiyoruz ve daha iyisi için çabalıyoruz.

Günlük çalışma rutinini merak ediyorum. Bir günü nasıl geçiriyorsun?

Gece çalışmayı sevdiğim için günüm genellikle öğleden sonra başlıyor. Atölyeme gidiyor ve sabaha karşı çıkıyorum. Kendimi disipline edebilmek için ne olursa olsun her gün atölyeme gidiyorum. Çalışmanın zihinsel tarafı hiç son bulmuyor; tuvallerimle kaybolup tekrar buluyorum.

Türkiye’de genç sanatçılar için yeterli alan ve destek olduğunu düşünüyor musun?

Gittikçe daha çok fırsat açıldığını görüyorum ama hâlâ yeterli değil. Genç sanatçıların daha fazla görünür olması ve desteklenmesi gerekiyor. Yine de kendi kuşağımın çok üretken ve cesur olduğunu düşünüyorum; bu da bana umut veriyor.

Love Is Where Home Is, 2025, 150x100cm

Şu sıralar neler okuyorsun?

Şu sıralar içinde bulunduğum durumdan ötürü okumaya fırsat bulamıyorum, yaşıyorum.

Yılın geri kalanında seni neler bekliyor? Yeni bir sanat eseri ya da sergi üzerinde çalışıyor musun?

Evet, yeni projeler üzerinde çalışıyorum. Hem yurt içinde hem yurt dışında sergi planlarımız var. Henüz detayları paylaşamıyorum ama üretim süreci devam ediyor. Önümüzdeki dönemin benim için çok daha heyecanlı olacağına inanıyorum.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP